26 Eylül 2012 Çarşamba

DOKUZ


Bir orman burası
Ne çok çiçek, ne çok ağaç
Rengârenk, ışıl ışıl
Kahkaha da var, gözyaşı da

Bir sır burası
Ne çok kapı, ne çok perde
Anahtarlar ve tutacak eller
Gören de var gözeten de

Aslında kavuşanlar hep burada kavuştular
Çatı da var tuğla da…

Zilini çaldık, içeri aldılar
Gel dediler Gel
Gör dediler gör
Dön dediler dön

Geldim, gördüm, döndüm

Bir bakış verdiler içime nakşettiler
Bir söz verdiler, dilime nakşettiler
Tünele yürüttüler, özünü bul dediler

Sunan da varan da olan da
Sunan da varan da olan da
Su dokuzda dokuz suda

Dokun suya dokunan da
Vurulan da vurunca da
Dokuz da kal dokununca…
NAZLI AKIN