27 Aralık 2012 Perşembe

ORADA BİR ÇOCUK VAR


Orada bir çocuk var. Kalbinin en ücra, en unutulmuş köşesinde, seni sürekli bekleyen, senden umudunu hiç kesmeyen...O
Ne güzeldik çocukken. Merakla bakardık her şeye. Düşlerimiz vardı, neşemiz vardı.

Ne zariftik çocukken. Küçük bir şey, hemen mutlu olmamıza yeterdi. Yanağımıza bırakılan sevgi dolu bir öpücük, cebimize konan bozuk paralar, uğur böcekleri, kediler, köpekler, oyun oynamak ve daha bir dolu küçük şey, mutluluk aşılardı ruhlarımıza.

Çocuk olmayı ne zaman unuttuk? Ciddi adamlar, ciddi kadınlar olduk. Sokakta yürüyen, suratları asık, cansız suretlere dönüştük. "Büyüdün" dediler, kabul ettik. 

Bize sürekli paranın öneminden söz ettiler, parasız ne hallere düşeceğimizi anlattılar.

İyi bir meslek seçmek, çok önemliydi. Statü sahibi olmak, insanlara hükmetmek, güçlü olmak, iyi giyinmek, uygun bir eş bulmak, iyi bir evde yaşamak çok önemliydi. Tekrar tekrar dinledik. Plak hiç susmuyordu, yeni nesiller de dinliyordu.
Kimse bize, cesur olmanın öneminden söz etmedi. Korkusuz olmanın, hayattaki en büyük başarı olduğunu anlatmadı. Dünyaya bir çocuk kalbiyle bakmaya devam etmemizi kimse bize anlatmadı. Unuttuk özümüzün çocuk olduğunu.

Hatırla! Orada bir çocuk var. Kalbinin en ücra, en unutulmuş köşesinde; seni sürekli bekleyen, senden hiç umudunu kesmeyen, muhteşem bir çocuk.

Hatırla o çocuğu bıraktığın yeri. Kapı açılsın, çocuk dışarı çıksın. Karşıla onu, kucakla, sımsıkı sarıl, bir daha asla elini bırakmayacağını fısılda...

O çocuktur, seni karşı kıyıya götürecek olan. O çocuğun kalbidir, dünyadaki ışıklı yerin.

Orada bir çocuk var, gülümsüyor bana. Dünyadaki tüm çocukların yüzü, o çocuğun yüzünde gizli. Kapıyı açtım, onu dışarı çıkardım. Kucakladım ve onu asla bırakmayacağım.

 NAZLI AKIN