15 Kasım 2012 Perşembe

ŞİKÂYET HANIM'IN DERTLERLE YÜKLÜ GÜNLERİ


Şikâyet Hanım bir 'of' çekti. Yapacak çok şey vardı. Hiç azalmıyordu dünya işi. Evde onu bekleyen görevler, kendini tekrar eder dururdu. Temizlik, bulaşık, ütü, çamaşır, yemek, çarşı, pazar derken, nasıl akşam oluyor, nasıl sabah oluyor anlamıyordu.
“Ah, ah!  Ellerim aşındı, şu tırnaklarımın haline bak, sudan çıkmıyor ki hiç, nasıl kırılmasın? Şöyle zengin bir koca bulamadım. Bak Zehra'nın kocasına, evde üç gün hizmetçi var. Adam dediğin öyle olacak. Benimki koca değil, Çile. İsmi de Çile, kendi de. Beni kimler istedi, vara vara buna vardım. Şu tipe bak! Allah aşkına nesini beğendim ben bunun. Yaşamda ötanazi hakkını kullanmak ister gibi bakıyor insanın suratına.

Şöyle alıp başımı gitsem…

Korkuyorum tabi, bunca yıl alıştım Çile ile koyun koyuna yatmaya. Uzakta bir yere o olmadan, en son ne zaman gittiğimi bile hatırlamıyorum. Sonra bensiz ne yapar Çile. Yaşayamaz, ölür onu bırakırsam. Ama yine de dayanamıyorum şu uzaktan kumandalı televizyon gibi duruşuna. Televizyona haksızlık etmeyeyim, Çile‘den daha fazla mutlu ediyor beni.
Nebahat ‘in kocası kaya büyüklüğünde pırlanta yüzük almış o şişko parmaklara. Yüzüğü takmaya insanın takati yetmez, o kadar ağır. Gece aklıma geldikçe uyku girmedi gözüme. Sabaha karşı dalmışım.

Rüyamda pırlantadan yapılmış bir erkek gördüm. Nasıl parlıyor bakamıyorum. Beni aldı, pırlantadan yapılmış arabasına bindirdi. Beraber bir madene girdik.  Madende ne kadar inci, yakut, elmas varsa topladım çantama koydum. Uyandığımda daha iyi hissediyordum; rüya gördüğümü anlayıncaya kadar keyfim iyiydi.
İki gün sonra evlilik yıl dönümümüz. Henüz hediye alamamış Çile bana... 

Geçen sene duvar saati almıştı.  Yıllar geçtikçe gençleşiyormuşum. İlerleyen zaman, şarap gibi güzelleştirmiş beni. Daha ne yalanlar. Hediyeyi cazip kılmak amacı… Ben ne yapayım, duvar saatini. Hangi kadın evlilik yıl dönümünde duvar saati ister, sorarım size…

Ben şimdi alt kattaki komşuya kahve içmeye gidiyorum. Yine uğrayacağım bu sayfaya. O zamana kadar kendinize hâkim olun, sakın züğürdün birine varmayın…

ŞİKÂYET HANIM  (yazan-Nazlı Akın)