12 Ocak 2013 Cumartesi

ANAM CARA ( MÜZİKLİ ŞİİR DİNLETİSİ)

Yazar: Özge Esirgen  Seslendiren: Nazlı Akın
Anam Cara
Gül kokusu ile geldim,
Bir akşam üzeri idi...
Ellerimde binbir çiçek motifi,
Fakat gül kokusu ile geldim,
Güneş batmak üzere...
Söyle bana bin yıllardır gidip gelen,
Var mı dostluğumuzun bir ismi?
***
Yatağıma uzanıp duruyorum,
Tanrı biliyor kaç gece geçirdim burada,
Bedenim içinde dönüp dolaşıp da,
Bir türlü uykuya dalamadığım.
Ve o gecelerin sonunda,
Ellerimden tutup da kaldıran,
Hep sen oldun,
Sen ve yanındakiler oldunuz.
O gece,
Hilal bir türlü tam bir aya dönemiyordu birden bire.
Bir gecede bir kereden fazla dönemiyor Dünya,
Koynumdaki umutların hızına yetişemiyordu.
‘Herkes gülümseyecek Anam Cara, herkes...’diyorum.
‘Evet...’diyordun. ‘Biliyorum.’
Henüz çocuğum, küçük elbiseler giyip dolaşıyorum gündüzleri.
Sen de çocuksun.
Henüz çocuğuz, kuşların peşinden gidiyoruz hergün.
Fakat, geceleri, o gece,
Uykuya dalamadığım her Moonday,
Kalbimin orta yerinde bir gökgürültüsü,
‘Yukarıdaki bulutlar ne diye bu kadar sessiz?’
Diye dalıp giderken sonuna dek açık pencerelerden,
‘Herkes gülümseyecek Anam Cara, herkes...’ diyorum.
Ve sen yattığın yerde, duyuyor,
‘Evet...’ diyordun. ‘Biliyorum.’
***
Birgün...
Hangi uğuru kalmamış gündü o gün?
Kapanan koyu renkli bir kapının sesini duyuyorum,
Uzandığım yerden.
Şaşkın, korku dolu, çaresiz bir genç kız; ben.
Dolaşıyorum dört duvarı günlerce...
Çıkış yok, varış yok...
Kapı, senle ben arasına kapanan bir kapı.
Ne zaman oldu, neden oldu?
Bilmiyoruz...
Almış kendini, ve aşağı köylerden birine yerleşmişsin,
Sade, doğa dolu bir etraf,
Kendi ellerinle boyadığın küçük, sana göre bir ev...
Bahçede uyurken buluyorum seni,
Fakat dokunmuyorum.
Dokunmak yasak,
Ses etmek de yasak.
Kokumu saklıyorum göğsüme,
Duymayasın diye.
Ve sessizce birkaç şarkı söyleyip,
Uzaklaşıyorum yanından...
***
En sevdiğim bitkilerime soruyorum tepeye döndüğümde;
‘Niçin konuşamıyoruz artık onunla,
Anam Cara nerde?
Uyku da mı, bensiz bir rüyada mı?
Öyleyse de,
Gidip rüyasına bu gümüş aynayı versem?
Bu, onun en sevdiği şey,
Herkesin gülümsediği güne açılacak kapı...’
Ses etmiyor yeşil alem...
Kalpten, kalbime;
‘Arayacaksın, tek yolu bu...’
Diyorlar sade.
***
O gün,
Birkaç resim görünüyor gözlerime,
Adım atmadan önce,
Çıkacağım yol üzerinde.
Yalnızım, gene,
Yollara düşmüş,
Peşindeyim sandığım,
Sana giden bir yolda.
Bir resimde yaralı,
Ötekinde aç ve susuzum.
‘Belli ki yol düz değil...’diyorum,
Duyuyor musun?
Oysa, aldırmaksızın,
Resimleri sırtıma vurup,
Eğiliyorum vadinin sırtlarına doğru.
Hazırlan Anam Cara,
Yarın, Güneş doğar doğmaz,
Seni aramaya çıkıyorum,
Senin bana doğru geldiğin yerlerin birinde...
***
Ve sen,
Mutlaka,
Bir yerlerde,
‘Evet...’ diyordun. ‘Biliyorum.’

Anam Cara: Eski Gael dilinde, derinden bağlı olunan ‘ruh arkadaşı’ anlamına gelir.
Moonday: İngilizcedeki Pazartesi anlamına gelen ‘Monday’, Moonday sözcüğünden gelir ve anlamı ‘Ay günü’dür.