6 Şubat 2013 Çarşamba

YAZI EVİ


Ruhunuzla en son ne zaman konuştunuz?

Nelere ihtiyacı varmış, en son ne zaman sordunuz?

Ben ruhumun mistik arzularla kıvrandığını düşünüp, kendimi bir spiritüel aleme fırlattım. Orada çok zaman geçirdim. Ruhu doğru duymak da dinlemek kadar önemliymiş, onu anladım sonra.

Kadıköy’de bir yazı evine düştü yolum. Yolu kalbim fısıldadı, duydum. Orada hiç tanımadığım kadınların da, benim kalbimi duyabildiklerine şahit oldum.

Yazı evi büyülü bir mekan. İçeri girdiğinizde, rengarenk ve ışıklı oluşu dikkatinizi çekecektir mutlaka. Ama esas büyü masaya oturup, kalemi elinize alınca ortaya çıkıyor.

Yeşim Cimcoz, oranın kurucusu ve sahibi ama içeride kendinizi misafir gibi hissetmiyorsunuz. Ben evin çocuğu gibi hissettim.

Çalışmalara katılan herkes yazı evine sevdalı. Sanırım orada, herkes fazlasıyla kendi gibi; bu öyle büyük bir ihtiyaç ki.

Hepimiz, o en orijinal en saf halimizi bulmaya çalışıyoruz. İnsanın kendisiyle gerçek bir temas yaşamasından daha kıymetli bir şey düşünemiyorum. Ben yazı evinde en çok bu teması yakaladım.

Oradaki çalışmalara katılmanın, hem yazdığım yazılara hem ruhuma çok iyi geldiğini söylemeliyim.

Kadınların birbirinin kalbine dokunması, birbirini anlaması, dinlemesi, ağlaması, kahkaha atması, dünyayı güzelleştiriyor.

Ben ruhuma o soruları sordum, yazı evini buldum. Gerçekten ömrümün en verimli iki haftasını yaşıyorum.

 
Siz sordunuz mu? Cevaplar ruhunuzu çok mutlu edebilir. Belki yolunuz yazı evine düşer. Belki de başka bir yere yollar fısıltılar sizi. Önemli olan duymanız. Sonra adımlarınıza güvenin, yeter.

NAZLI AKIN