9 Mart 2013 Cumartesi

ELMA


Geriye sardım zamanı, durdurdum sonra. Tam o anda, bir ağaca uzanmış, elma topluyordum. Öyle basit, o kadar sıradan ve umulmayacak kadar mutlu…

Elmaları topluyorum. Ne varsa, basit mutluluklarda var diye geçiriyorum içimden.

Yürümek, doğayı seyretmek, gökyüzüne bakmak, toprağa dokunmak… Bir yaşam boyu istediğiniz her an yapabilirsiniz bunları.

Yürürken, sadece yürüdüğünüzde, adım atmanın büyüsüne kapılabilirsiniz.

Bir ağacı seyrederken, ağaca içinizi açarsanız o da size köklerini anlatabilir. Ağacın derinliğine inip oradan ruhunuza bağlanabilirsiniz.

Toprağa dokunduğunuz zaman, bırakabilirsiniz tüm zehri. Toprak alır, hiç sorgulamadan. Toprak, şefkatli bir anne gibi bağrına basar, sever sizi. Son kucaklaşma onun göğsüdür ne de olsa…

Elma toplayan o gamsız kadın, benim hiç şüphesiz. Elmayı ısıran ve tadan, sepete koyup dağıtan olmak istiyorum şimdi.

NAZLI AKIN