29 Mayıs 2013 Çarşamba

COŞKU VE DELİLİK ÜZERİNE


“Deliliğin olmadığı yerde gül bitmez.”

Bir anda kalbime doğan bu cümleyle, kendi deliliğime doğru yolculuğa çıkıyorum. Benim deliliğe bakış açım, deliliğin normallik olduğu yönünde.

Normal nedir? Sıradan, olağan, alışılmış, bilindik, tanıdık gibi kavramları çağrıştırıyor bana.

Delilik nedir? Neşe, eğlence, mizah, yaratıcılık, çocuksuluk, yenilik, olağanüstülük gibi kavramlar geliyor aklıma.

Kendine yetmeyen delidir. Günlük tekrarlara hapsolmayan delidir. Çocuk kalabilen, çocuk gibi bakabilen yetişkinler delidir.

Büyümenin verimsiz toprağında meyve vermiyor sıradan bakış açıları. Yaşlandıkça bereketlenmiyorsa tarlanız, çürüyüp gider hasadınız.

Her günü çocuk sevinci ile yaşamak, gittiğin yere hediye gibi neşeni götürebilmek, belirsizliğe güvenip akışta kalmak delilikse eğer, gelin hep beraber delirelim.

Zihin hapishanesinin kilitleri kalbinizdeki coşku ile açılır. Coşmayan bir ruh eksiktir, karanlıktır, umutsuzdur.

Basit ve küçük mutluluklar yaratalım, peşine düşelim rengârenk gökkuşağının.

Bir gülü koklayalım, bir ağaca dokunalım, bir günü her saniyesi ile aşkla yaşayalım.

Bugün farklı bir şey yapalım, hep beraber delirelim mesela…

NAZLI AKIN ( Bu yazı hiç tanışmadan sevdiğim yazı dostum Pelinsu'ya yazılmıştır)