28 Haziran 2013 Cuma

HATIRLA!

Kadim bilgilerin en güzel tarafı, umutsuzluğa yer vermeyişidir. Yaşadığımız olaylardaki sorumluluğu kabul edip, öğrenmemiz gereken dersi hızlıca alırsak, ruh güç kazanır. Dersi kavramak o deneyimle bir daha sınanmamaktır.

Sizi çok zorlayan durumları düşünün. Direnç yolları tıkamıştır, çözümler kararmıştır. Şikâyetler, tepinmeler, pes edişler, tembellikler, isteksizlik… Direnç kabulle buluşuncaya kadar ruh acı çeker.

Kendinize iyi gelecek bir şeyden vazgeçtiğinizde, bilin ki egonun oyununa geliyorsunuz.

Kararlı olmak, başladığın işi bitirmek iyidir. İstikrar yaşamlarımıza denge sunar.

Disiplin bizi hedefe taşır. Her ne yapıyorsak, üstünde çalışmak, araştırmak, her gün tutkuyla işimize dört elle sarılmak iyidir. Disiplin insanı başarılı kılar.

Sürekli yakındığınız zaman, yaşamınızda teşekkür edecek şeyleri düşünün ve liste yapın. Teşekkür listeniz şikâyet listenizden uzun olacaktır. Listedeki her madde sevildiğinizi hissettirir.

Bu yaşamdaki derslerimiz aşinadır, her varlık neyle sınandığını iyi bilir. Hepimiz her an idraklerimizi geliştirmek üzere, birbirimizle sınanırız, işimizle, ailemizle, dostlarımızla, kendimizle sınanırız. Sınavın tekrar etmemesi, içindeki bilginin iyi anlaşılması ile ilgilidir.

Aynı derslerle karşı karşıya kalıyorsanız, bilin ki akışa direniyor, rüzgâra karşı kürek çekiyorsunuz. Doğa asla direnmez. Bir ağaç gibi dirençsiz olmak için ağacı seyretmek çok işe yarar. Ağaçların teslimiyetine hayran olmamak mümkün değil.

İşe kendimizi kabul edip onaylayarak başlayabiliriz.

Ben kimim? Neden dünyadayım? Esas görevim nedir?

Varlığınızdan “ben kimim?” sorusunu esirgemeyin. Hatırlamaya niyet edin.


Kim olduğumu hatırlamama yardım et!

Kim olmadığımı idrak etmeme yardım et!

Unuttuğum her an hızlıca hatırlamama yardım et!

Işıklı yolda kalmak için adımlarımın senin adımların olmasına niyet ediyorum.

Karanlığı aydınlatmak için sonsuz sınırsız ışığı kalbime çağırıyorum.

Kalbimin ellerinin arasında saflaşmasına yardım et.

Baktığım her yüzde, gördüğüm her şeyde gizlenmiş mührünü hissetmeme yardım et!

Kalbimi aşkla mühürle!

Eğer seni layığıyla sevebilirsem her şeyi ve herkesi sevebilirim.

Seni sonsuz sınırsız aşkla sevmeme yardım et!

(Benim hatırlayış yakarım. Siz de kendinize ait duanızı hazırlayabilir ya da benim duamı kullanabilirsiniz.)

NAZLI AKIN




19 Haziran 2013 Çarşamba

BİR SANATÇI GİBİ ARAKLAYIN


“Olgunlaşmamış şairler taklit eder; olgun şairler çalar; kötü şairler aldıklarını bozar ve iyi şairler aldıklarını daha iyi veya en azından farklı hale getirir. İyi şair çaldığını aslından daha emsalsiz, tamamen farklı bir duygu ile yoğurur.”

-T. S. Eliot

“Sanat hırsızlıktır.”

-Pablo Picasso

 

Bir dostum (Pelin Acar) yaklaşık üç hafta önce bana bir kitap hediye etti.

“Bir sanatçı gibi araklayın”

Uzun zamandır üstünde çalıştığım bir kitap projem olduğu için bana  faydasının olacağını düşünmüş. Kitap, yaratımda bulunurken “çalmaya” karşı olan bakışımı çok değiştirdi. Okurken “yazar tam da ihtiyacım olan bilgileri paylaşmış” hissine kapıldım.

“İlhamınızı yankılanabilecek veya hayal gücünüzü besleyebilecek yerlerden çalın. Eski filmleri, yeni filmleri, müziği, kitapları, resimleri, fotoğrafları, şiirleri, rüyaları, sıradan konuşmaları, mimariyi, köprüleri, sokak tabelalarını, ağaçları, bulutları, nehirleri, denizleri, okyanusları, ışıkları ve gölgeleri bir çırpıda yalayıp yutun. Sadece ruhunuza doğrudan hitap eden şeylerden çalın. Bunu yaparsanız eseriniz ( ve de çalıntınız) özgün olur.” (Jim Jarmusch)

Yaratırken, tıkanabiliyoruz, sıradan olma kaygısı taşıyoruz, ilginç fikirlere ihtiyaç duyuyoruz. İlham perisi meşgul olduğunda, bu kitap sunduğu farklı seçeneklerle işimize yarayabilir.

Öncelikle kitapların büyüsünden söz ediyor yazarı Austın Kleon ve okumanın yaratıma etkisinin çok güçlü olduğunu tekrar tekrar vurguluyor.

“Rafların arasında kaybolun. Başladığınız kitap önemli değil. Önemli olan, sizi hangi kitaba dönüştürdüğü.”

Gittiğiniz her yere yanınızda bir defter ve kalemle gidin diyor. Çalmaya değer bulduğunuz her şeyi bu deftere yazın ve daha sonra bir çalıntı dosyası oluşturun.

Kitaplardan en sevdiğiniz parçaları yazın. Duyduğunuz konuşmaları yazın. Doğaya bakarken kalbinize doğanları yazın. Gökyüzünü yazın, dağları yazın, çocukların konuşmalarını yazın, denizi yazın, yağmurun kokusunu yazın, rüzgârın savurduklarını yazın, şehirdeki beton yığınının ruhunuzdaki baskısını yazın…  İlhama ihtiyaç duyduğunuzda çalıntı dosyanız çok işe yarayacak.

Harekete geçmenin önemini vurgularken, cesaretin peşine düşüyor. Cesur ve parlak olmak seçeneklerin en göz kamaştırıcı olanı bence de. Hepimiz iyi ve mükemmel olma kaygısının yaratımlarımızı baltalamasına izin veriyoruz. Korku yakamızdan düştüğünde geriye özümüzden damıttığımız benzersiz yaratımlar kalıyor. Korkuyu dönüştürmeyi öğrenmeliyiz.

“İşe beğendiğiniz şeyleri kopyalamakla başlayın, kopyalayın, kopyalayın, kopyalayın, kopyalayın. Kopyanın sonunda kendinizi bulacaksınız.” (Yohji Yamamato)

Burada sadece tarzı çalmaktan söz etmiyor, fikrin arkasındaki düşünceyi vurguluyor. Yüzeysel bir taklidin sahte ve içi boş olacağını anlatıyor. Bizi taşıdığı nokta:

“Okumak istediğiniz kitabı yazın.”

NAZLI AKIN

 

18 Haziran 2013 Salı

ŞEFKAT MEDİTASYONU

http://www.cemsen.com/sefkat/meditasyonu.htm
  • Yazan: Cem Şen
  • Seslendiren: Nazlı Akın
  • Dublaj Yönetmeni: Hakan Akın
  • Son düzenlemeler: Cem Gencer
Sevgili dostlarım,
tartışmasız bir gerçektir ki, bu evrendeki en büyük güç şefkattir. Parayı, gücü, otoriteyi, ünü, onayı ve diğer şeyleri aslında mutluluk, huzur, sağlık, neşe ve bilgelik için isteriz. Ne yazık ki para, güç, otorite, ün ya da onaylanmak bize bunlardan hiçbirini veremeyecektir. Bize bunu verecek tek şey şefkattir.
Budha, bir insan şefkati hissetmesini ve şefkatli davranmasını sağlayan bir zihin geliştirdiğinde 11 şeye sahip olur der. Bu 11 şey şunlardır (bazılarını herkesin anlayacağı hale getirdim):
  1. Kolayca (ve mutlu bir şekilde) uykuya dalarsınız.
  2. Kolayca (ve mutlu bir şekilde) uyanırsınız.
  3. Hoş rüyalar görürsünüz (kabus ya da kötü rüya görmezsiniz).
  4. İnsanlar tarafından sevilirsiniz.
  5. Kutsal varlıklar (melekler vs) tarafından sevilirsiniz.
  6. Kutsal varlıklar tarafından korunursunuz
  7. Dış dünyadaki tehlikelerden korunursunuz.
  8. Yüzünüz huzurlu ve hoş görünür.
  9. Zihniniz sakin olur.
  10. Ölürken akıl karışıklığınız olmaz.
  11. Öldükten sonra cennetsi boyutlara gidersiniz.
Umarım, aşağıda açıkladığım meditasyon size bu 11 faydaya ulaşmanızda ve şefkatinizi çevrenize yaymanıza yardımcı olur.
Hazırladığımız bu meditasyondan doğacak olan iyi karmayı tüm varoluş boyutlarında acı çeken bütün varlıklara adıyoruz.
Sevgi ve dostluk duygularımla
Cem Şen

10 Haziran 2013 Pazartesi

"BİR"

 
 
 
 
Sadece sevgi dolsun kalplere
Şefkat yayılsın yeryüzüne
Şifa bulmayan her ruh eza bize
 
Öteki dediğimiz kim?
Kucaklamadığımız sevmediğimiz kim?
 
 
Korkuyu ışığa boğuyorum, geriye şefkat kalıyor.
 
Korku yok olunca sadece güzellikler kalıyor.
 
 
Kapımı aşka açıyorum.
 
Aşk içeri girince geriye ne ben ne sen kalıyor.
 
NAZLI AKIN
 
.
 
 
 
 
 
 
 

5 Haziran 2013 Çarşamba

HAYAL ET!


Seslendiren: Nazlı Akın
 
Imagine there’s no heaven’ 
Cennetin olmadığını hayal et 

It’s easy if you try’ 
Eğer denersen bu kolay 

No hell below us’ 
Altımızda cehennem yok 

Above us only sky’ 
Üstümüzdeyse sadece gökyüzü var 

Imagine all the people 
Hayal et bütün insanların 

living for today... 
bu gün için yaşadığını... 

Imagine there’s no countries’ 
Hiç ülke olmadığını hayal et 

It isnt hard to do’ 
Bunu yapmak zor değil 

Nothing to kill or die for’ 
Öldürecek ve uğruna ölecek bir şey yok 

No religion too’ 
Ve din de yok 

Imagine all the people 
Hayal et bütün insanların 

living life in peace... 
hayatı barış içinde yaşadığını 

Imagine no possesions’ 
Mülkiyetin olmadığını hayal et 

I wonder if you can’ 
Yapabilir misin merak ediyorum 

No need for greed or hunger’ 
Hırsa ve açgözlülüğe gerek yok 

A brotherhood of man’ 
İnsanların kardeşliği 

Imagine all the people 
Hayat et bütün insanların 

Sharing all the world... 
Tüm dünyayı paylaştığını 

You may say Im a dreamer’ 
Benim bir hayalci olduğumu söyleyebilirsin 

but Im not the only one’ 
ama tek ben değilim 

I hope some day you’ll join us’ 
Umarım bir gün sen de bize katılırsın 

And the world will live as one 
Ve dünya yekvücut olarak yaşar

John Lennon - Imagine (Türkçe Çeviri) şarkı sözleri

3 Haziran 2013 Pazartesi

İÇSEL BARIŞ


İçimdeki sessiz alana geri dönmekte çok zorlandığım günler yaşıyorum. Ülkemde yaşananlar, “biz ve ötekiler” ayrımına doğru yol almakta ve bu durumda siyasetçilerin yanlış politikalarının büyük katkısı var.

Son birkaç gündür öyle resimler gördük öyle videolar izledik ki, bilinçaltımız  Gezi Parkı’na dönüştü. Uykusuz ve yorgun bedenlerimiz travmatize oluşumuzun bir kanıtı gibi.

Ben siyasetten hiç haz etmeyen biri olarak içimde bir devrimci olduğuna tanıklık ettim. Devrimlerin öyle kolay gerçekleşmediği ortada ama korkunun yerini başka bir şeye bıraktığını görüyoruz; “harekete geçme cesareti.”

Sanırım uyanışın gerçek anlamı, “eylemde bulunmak, tekrarlara hapsolmuş, diretilen davranış biçimlerini uygulamayı geride bırakmak.”

Bu büyük direnişten yayılan ışığın dünyayı kaplayacağını düşünsem de artık şiddet içeren görüntülere bakmaya dayanamaz haldeyim birçoğunuz gibi.

Tüm insanlık ve dünya için önce içeride sonra her yerde barış, sevgi ve hoşgörü diliyorum. Kendi hayrım ve bütünün hayrı için tek dileğim “bir” olabilmek, ötekileşmemek ve ötekileştirmemek. Birlik duygularını hissedebilmek ve yayabilmek tek niyetim çünkü çok kolay değil. Göksel yardımlara çok ihtiyacımız var.

Ben birazdan mumlarımı yakıp, kendi içsel barışım ve tüm insanlığın barışı için dua edeceğim.

Önce kendi içsel barışım için…

NAZLI AKIN