13 Aralık 2013 Cuma

"ŞİFACI KEDİ" MASAL




Suna hayranlıkla kedisini seyretti. Ona “Şifacı” adını koymuştu, çünkü karnı ağrıyan çocukları iyileştirebiliyordu bu pisicik.

Renkleri beyaz ve gri, gözleri badem rengi olan bu kedi, müzik sesini çok seviyor, Suna ne zaman radyoyu açsa, neşeyle miyavlıyordu.

Suna ağustosun ikisinde on beş yaşına basacaktı … Annesiyle pastası için malzeme almaya giderken, balkonun kapısını açık unuttular. Bu durumu fırsat bilen kedicik balkondan atlayarak, evden kaçtı.

Eve döndüklerinde Şifacı her zaman onları kapıda karşılardı ama bu kez öyle olmadı. Suna hemen içeri geçip onu aramaya başladı.

“Şifacı, Şifacı neredesin?”

Annesi balkondan kaçtığını tahmin edip hemen bahçeye baktı ama orada da yoktu.

Sokaklarda, yakındaki mahallelerde, arabaların altında, bahçelerde Şifacı’yı aradılar ama bulamadılar. Suna çok üzgündü, akşam hiç yemek yemedi. Odasına gidip erkenden uyudu.

Suna rüyasında kedisini gördü. Yarmaz çocuklar Şifacı’yı kovalıyordu. Zavallı kedicik hemen bir ağaca tırmandı. Korkudan ve açlıktan yorgun düşene kadar aşağıya inmedi. 

Yaramaz çocuklar, ortalıkta görünmez olunca aşağı atladı ormana daldı. Suna da ormana girdi ve kedisine seslenmeye başladı.

Şifacı sahibini görünce çok sevindi. Suna onu hemen kucağına aldı, sevdi.

“Neden evden kaçtın Şifacı?”

“Sana anlatmak için”

“Neyi?”

“Sokaktaki hayvanlar, aç, susuz ve yorgunlar… Kış geldiğinde çok üşüyorlar. Onlar için de bir şeyler yapmalısın. Eğer bana bir söz verirsen sabah eve döneceğim.”

“Tamam, sana söz veriyorum, arkadaşlarımla da konuşup, sokaktaki kardeşlerin için bir şeyler yapacağım.”

Suna gözünü açar açmaz, balkona gitti. Şifacı sözünü tutmuş, geri dönmüştü.

Suna sıra ben de diye düşündü. Ben de sözümü tutacağım, sokakta yaşayan hayvanlar için bir şeyler yapacağım…

NAZLI AKIN