17 Mart 2013 Pazar

YARA DA YOK ASLINDA...


Bazen bizi zorlayan, sorun yaratan ve neşemizi kaçıran durumların içinde buluruz kendimizi. 

Gerçekte sorun nedir? Dualarımıza verilen bir yanıttır belki de. 

Şimdi geçmişte sizi çok zorlayan zamanlarınızı düşünün. Hiç bitmeyecekmiş gibi görünen o günler sona erdiğinde, artık aynı insan değiliz. 
“İnsan acıyla büyür” derler duymuşsunuzdur. Acı gibi hissettiğimiz tüm o meseleler,  egomuzu aşmamızda en büyük yardımcı. Bu yüzden sufiler hep dert isterler. Bilirler ki, ruhun sıkıntı çekmezse nefsin büyür ve tekâmülün yavaşlar. Tüm o sıkıntıları veren, huzuru da verendir. O'nun aşkıdır, nefsimi terbiye eden. O'nun aşkıdır kalbime esenlik veren.

Kalbin O'nun aşkıyla coşunca, bilirsin ki dertleri veren dermanı da verir. O'nun aşkı ne şifalı merhemdir! Kalbine sürdükçe anlarsın,  yara da yok aslında…

Şikâyet eden diller sussun, sesin sessizlikte duyulur.

 Sofraya davet etmediğin bir can yoktur.

 Sadece içine bakmayan çoktur

 Aşkını sakın alma kalbimden, daha büyük korkum yoktur

 Kapılırsam da görmezsem,  unutur da bilmezsem

 Esirgeme şefaatini benden, bizden, cümle âlemden...

 NAZLI AKIN