27 Mart 2013 Çarşamba

UYUMSUZ (YAZI EVİNDE-6 DAKİKA)


Annem: “Seni uyarmıştım, bu ev işinden yemekten falan anlamaz oğlum” diyor Hakan’a.

Evliliğe uyumsuzmuşum. Peki nasıl uyum sağlanır evliliğe?

Temizlik; her gün…

Bulaşık; günde beş, altı kez…

Ütü; haftada üç kez ama sürpriz yapabilir…

Dolap temizliği; ne kadar sık o kadar iyi…

Yemek pişirmek; günde ikiye kadar çıkabilir...

Tüm bunlara uyum sağlarken zorlanan ben, yazarken bile içimin şiştiğini hissediyorum. Annemi düşünüyorum. Kendi evinin işlerini yapmakla kalmıyor, anneanneme de yetişiyor. Sonuç nedir?

Yamulan el parmakları, kamburlaşan sırt, körleşen gözler, şiddetli bel ağrısı, erkenden kırışan bir yüz.

Annemi bildim bileli çok iyi bir ev kadını olduğu söylenir. Kendimi bildim bileli ona benzemeyi hiç istemedim.

Yataktan kalkar kalkmaz yatağımı toplamam. Kahvemi içtikten bir iki saat sonra bardağımı bulaşık makinesine koymaya özen gösteririm. Buzdolabında her gün yemeğim olmaz. Temizlik yaparken giydiğim çamaşır suyu lekeli pantolonlarım olmadı hiç. Evi bazen bile iste dağıtırım bu hoşuma gider.
Bazı günler evi süpürdükten sonra süpürgeyi salonun ortasında bırakıyorum sonra annem bunu görse sinir krizi geçirirdi diye düşünüp eğleniyorum.

NAZLI AKIN




PERDE

(YAZI EVİ-6 DAKİKA- PERDE) 27.03.2013

Perdenin ötesi diye bir söylem var spiritüel âlemde.  Ellerinle çekeceksin perdeyi kolayca, diğer taraf görünür olacak.

Medyumlar perdenin ötesini görüyormuş, psişikler sana bakıp geçmişe ait bütün kayıtlarına ulaşıveriyormuş; perdeyi açmak ne kadar kolay.

Ötesi neresi? Sonsuzluk neye denir? Akaşik kayıt nedir? Biliyorlar! Televizyona çıkıp perdeyi açar gibi anlatıyorlar. Televizyonu seyredenler, hemen randevu alıyor, gidiyor ve pazar kuruluyor. Tezgâhta çok ürün var bu pazarı bir günde gezemezsiniz.

“Bu üç aşamalı bir ürün, siz şimdi sadece ilk parçasını aldınız, parçaları tamamladığınız zaman tepe çakranıza yerleştirip herkese hava atabilirsiniz.”

“Çakralarınızı temizledik ama lekeler kaldı, önümüzdeki hafta kaç diyelim?”

“Uzaktan da yollayabilirsiniz tabi, Konya’daki halanıza haber verin ama önce, tutsun, kaçırmasın.”

Ey Allah’ım hiç mi gizlin saklın kalmadı? Kutsal olan her bilginin üstü açıldı, örtüyü kaldıran eller onu hızlıca nakit paraya çevirmenin derdine düştü.

Onlar, Hallac-ı Mansur’dan farklı bir şekilde “Ben Tanrıyım” derken, Mansur kellesinden oldu.

NAZLI AKIN