7 Nisan 2013 Pazar

BETONDAKİ AĞAÇ


“Ağaç dik duramıyor.” dediler, “keselim.”

Çaresiz seyrettim eğilmiş, yere değen dallarını. Yaprakları canlıydı ama bir derdi vardı. İnsan dertlerle büyür derler.  Tuzsuz aşım, dertsiz başım derler. Herkes bir şeyler bulur söylemek için. Dil muradına ermek ister, ağız oynamak, yüz kıpırdamak ister.

“İnsan aldıkça fazlasını istermiş.” Vuslat teyzem söylerdi. O pek bir şey almadı hayattan. Hiç evlenmedi, çocuğu olmadı. “Pamuk ellim” diye severdim çocukken bulaşık yıkamaktan buruşmuş ellerini.  Hiç oje sürmezdi tırnaklarına, saçlarını boyamazdı. Ömrü aynı etek aynı bluzla geçti gitti. Yine de dik dururdu hep. Eski toprak işte.

Saniye sultan ve Vuslat teyze… İki katlı ahşap evin bahçesindeki mor ortancalar gibi aydınlıktı yüzleri.  O zamanlar evler kalabalıktı, çoluk çocuk neşe içinde yaşardık.

“Fırtına devirmiş koca ağacı baksana, yazık keserler bunu.”

Ağacın gövdesine bakıyorum, kalın ve güçlü yine de fırtınaya direnmemiş.  

Saklambaç oynarken gözlerimi tam kapamazdım, bu ağaç kaz kez şahit oldu ama ele vermedi beni. Yapraklarını yoldum, çiçeklerini kopardım, dallarını kırıp toprağa resim yaptım hiç ses etmedi.

“Kesmeyin ne olur! Ben kaldırırım onu, oturturum yerine yeniden, köklerini bırakır zamanla derine.”

Duymuyorlar, biri gelip sallanan ağacı sarsıyor, bir çıtırtı oluyor. Ağaç kırılıyor.

Vuslat teyzem pencereden bakar, şarkı söylerdi bana. Yayla gibi sesi vardı, ferahlardım.

Yeri kucaklayan dallarına basıyorlar, yaprakları rüzgârda uçuşuyor. Direnmiyor, yok olmaya razı.

Ne yokluklar gördük o mahallede. Çocuğun biri kayboldu, kolundan bileziklerini çaldılar yaşlı teyzenin, sütçünün kızı birine kaçtı, yufkacı teyze kocasını dövdü.

Evcilik en sevdiğim oyundu, komşuculuk ikincisi. Çocukken komşular gelirdi,  şimdi on beş katlı apartmanda kapımın karşısında duvar var. Kapın başka kapılara bakacak sevmek için yaşamı.

Çocuklar buluyor ağacı, dallarına renkli kurdeleler bağlayıp sürükleyerek bir duvara yaslıyorlar. "Dilek ağacı" diyorlar, ölmesin diye pembeye boyuyorlar.

Çocukların dileğini kabul ediyor ağaç, betona kök salıyor.

NAZLI AKIN