27 Mayıs 2013 Pazartesi

"BEN ONU TUZ KADAR SEVDİM" İSİMLİ KİTAP HAKKINDA


Her boşanma bir ruh yarasıdır. Yaralar iyileşir ama şifa bulmak için birinci koşul iyileşmeyi istemektir.

Sevgili Banu Conker “Ben onu tuz kadar sevdim” isimli kitabında kendi iyileşme sürecini kalemine özel bir tarzla anlatıyor. Sıcak ve samimi bir anlatımla, sansürlemeden yazmış, boşanmanın insan üzerindeki olgunlaştıran etkilerini.

Kitapta en çok Banu’nun öyle içten dertleşir gibi anlatımı hoşuma gitti. Yürek işidir insanın duygularını masaya yatırması. İlk evliliği boşanma ile sonuçlanmış bir kadın olarak hemen duygudaş oldum Banu ile.

“Kadın, kendine yöneltilmiş mikrofonların önünde durdu, derin bir nefes aldı ve:

Hayat başarısı olan kadın, dünyada oynadığı her rolde sadece iki ayağını sağlam kullanabilen ve yere iyi basabilen kadındır, dedi.

Ağzı açık kalmış insanların arasından hafifçe gülümseyerek geçip gitti.” (sayfa, 70)

Bazen yer oynar ayaklarımızın altında, göçük altında kalacakmışız gibi bir his çöreklenir yüreğimize. Güçlü olan her kadın bilir ki, aslında göçük altında kalan kalbimizdir, onu oraya koyan da çıkartacak olan da o kalbin sahibidir.

Banu kalbini çıkarmış o göçükten ve yazarak şifa bulmuş ruhu. Kitap olmuş elimize kadar gelmiş onun hikâyesi. Yazarın adı Banu ama ben de Banu oldum yıllar önce. Bu yüzden bir kadının düştüğü yerden kendini kaldırmasının onu nasıl güçlendirdiğini bilirim.

Bu kitabı gücünü kalbinden alan bütün kadınlara öneriyorum.
NAZLI AKIN