5 Aralık 2013 Perşembe

OLUMLAMALAR (SESLİ)


Yaşadığım her andan memnuniyet duyuyorum.

Hayatım renkli, ışık ve aşk dolu...

İçimdeki çocuğun sesini işitiyor ve onunla her gün oynuyorum...

İçimdeki kadının sesini işitiyor ve onu her gün taçlandırıyorum...

Yaradan'la birlikte yaşamımı her gün yeniden yaratıyorum...

Neşeliyim, bunun için bir nedene de ihtiyacım yok, içimden gelen sevinç enerjisini gittiğim her yere götürüyorum.

Herkese ve her şeye aşkla bakıyorum...

Kusurlar yerine güzelliklere odaklanıyorum.

Şimdi kırmış olduğum herkesten af diliyorum.

Şimdi herkesi bağışlıyorum.

İçimdeki kadını onurlandırıyorum.

Dişi enerjiyi kullanarak kadın olmanın güzelliğini deneyimliyorum. Konuşurken, yürürken, bir iş yaparken bu nazik ve şefkat dolu enerjiyi kullanıyorum.

Bu bedeni bana veren Yaradan'a teşekkür ediyorum.

Kadın olmayı seviyorum.

İçimdeki dişi ve erkek enerjileri dengeliyorum.

İçimdeki küçük kızı seviyorum.

Yaşamayı seviyorum.

Her sabah neşe içinde uyanıyorum.

Güne dua ve teşekkür ederek başlıyorum.

Daima nazik ve sevecen olmaya özen gösteriyorum.

Karşıma çıkan herkesi ve her şeyi kabul ediyorum.

Bolluk ve bereketi kabul ediyorum.

Her an akıştayım, her an ilerliyorum...


NAZLI AKIN

İSİMLERE MASALLAR



“GÜLİZAR” İSMİNDE TANIDIK BİRİ

Gülizar, soğuk bir şubat ayının onuncu gününde doğdu. Şehirden uzak, ormana yakın bir evde geçti çocukluğu. Ağaçlara ve hayvanlara olan sevgisi oradan gelir.

Küçük bir kızken, annesi saçlarını her kestiğinde ağlardı Gülizar… Saçlarının ipekten olduğunu hayal ederdi hep. Güneşin rengini almıştı ne de olsa.

Büyüdükçe saçlarına olan ilgisi arttı. Başkalarının yüzlerini inceliyor, hangi yüze hangi saçın gideceğini hayal ediyordu sürekli. Arkadaşlarının makyajını hep o yapıyor, fön çekiyor, bigudiyle saça farklı şekiller veriyordu. En büyük mutluluğuysa, aldığı övgülerdi.

Lise bittiğinde bir kuaförün yanında çalışmaya başladı. İşine olan aşkı, gelen müşterilerin, onu tercih etmesine neden oldu.

Yıllar geçti, Gülizar kendi salonunu açtı. Evlendi, bir oğlu oldu. Ormanda oyunlar oynayan çocuğu unuttu. Saçlarına olan ilgisi azaldı. İşini hala çok seviyordu ama kendini çok yalnız hissediyordu.
Oğlu büyüdü, kocasıyla mutsuzdu, boşandı.

Bir gün yolda yürürken, müşterilerinden birinin küçük kızıyla karşılaştı. Öyle sıcak ve içtendi ki çocuk, ona sarıldı, yanaklarını öptü. İçindeki minik ve zarif kızı yeniden hatırladı Gülizar.

Bir parka gitti, oyun oynayan küçük insanları seyretti. Kalbinde bir sızı hissetti. Ağlamaya başladı. Öyle çok ağladı ki, yanından geçen bazı çocuklar ağlamayı bıraksın diye ona şeker ikram ettiler.

O akşam yatağa girmeden önce saçlarını taradı Gülizar. Kendini sevdi. İçindeki kız çocuğunu yeniden ormana götürmeye karar verdi.

Çocukluğunu sevgiyle selamladı…

NAZLI AKIN