23 Aralık 2013 Pazartesi

HAYAL


Şimdilerde ortalık ilaç reçetesi yazar gibi, şifa tekniği öğreten spiritüel öğretmen dolu. Yazdığım yazıların altında yorum olarak benden de teknik isteyenler oluyor:

 “Hangi meleği nasıl çağırmalıyım?”

“Şu dileğimi gerçekleştirmek için nasıl bir yöntem uygulamalıyım?”

Bende reçete yok… Çünkü ilaç da, merhem de kalbimizde. O çok ihmal ettiğimiz kutsal toprakta. Arada oraya girip kendi bağımızın, bahçemizin güzelliğini seyredersek, varlığımıza saklanmış şifalı bölgeye giriş yapmış oluyoruz.

Bana fikrimi sorarsanız oraya girmek için aracılara ihtiyacınız yok. Yüklü paralar ödemeniz gerekmiyor. Guruları takip etmeniz, sürekli değişen şifa tekniklerini öğrenmeniz de gerekmiyor. Bunları yapmanızda bir sakınca vardır demiyorum ama sonunda mutlaka kalbinizi duymalı ve onun da peşinden gitmelisiniz.

“Kendini sevmeye başlamanın ayak sesleridir kalbinizde duyduklarınız”…

Bu sesler ruhunuzda ritimler yaratarak melodiye dönüşünce kendi besteniz kulaklarınızda yankılanacak.  Sadece ruhunuza özel bu besteyi yaratmanızı size bugüne kadar kaç üstat söyledi? Çoğu söylemez çünkü sadece gerçek ustalar sizi kalbinizle baş başa bırakır.

Ben sadece sizin gibi olarak kendi bestenizi işitmeye davet ediyorum her birinizi. Neden mi? Çünkü en başta kendimi o besteyi işitmeye adadım. Sadece kendi şarkımı duymak bana yetmez. Ben hepinizin özgün bestesini dinlemek işitiyorum.

Lütfen bu yazının altına kendi şarkınızın sözlerinden bir iki cümle yazın.

Belli olmaz, belki tek beste olur hepimizin şarkısı birleşerek.

Birlik bilincinde, şenlik havasında yaşamanın tadına doyum olur mu?

Hayali bile güzel…,

Hadi bu hayali selamlayın!


NAZLI AKIN