31 Aralık 2014 Çarşamba

Mutlu seneler

Bedenlerimizin ve ruhlarımızın uyum içinde yaşadığı, farkındalıklarımızın çoğaldığı, ilahi aşkın kalbimizden taşıp yayıldığı, huzurlu bir sene diliyorum.

Nazlı Akın 


23 Aralık 2014 Salı

Şifalı rüzgar

Dışarıda insanın içini temizleyen, şifalı bir rüzgâr var. Rüzgârın gücü ve temizleyen enerjisi varlığımıza şifa hediye ediyor.

Şimdi geçmişten gelen, üstünüze yapışmış tüm negatif tortuları rüzgâra bırakın.

Şimdi kurtulmak istediğiniz, hapsedip tuttuğunuz tüm korkuları rüzgâra bırakın.

Şimdi sevgisizliği, depresyonu, tembelliği, kurtulmayı isteyerek rüzgâra bırakın.

Şimdi aklınızda gezinen gereksiz düşünceleri, zihindeki çöpleri rüzgâra bırakın.

Şimdi bırakın temizlesin sizi rüzgâr. Aşkla, coşkuyla…

Sonra güneşin parlak ışıklarını davet edin. Sarı, parlak ışınlar kalbinizi cilalasın. 

Varlığınız ışıkla dolarken hafifleyin.

Dingin olmanın ilahi gücünü hissedin.

Ve artık başkalarından beklemeyelim. Biz çalışalım, üretelim, paylaşalım. Kendimiz için harekete geçmenin motive eden güçlü enerjisini hissedelim. Dışarıdan beklemek içsel gücümüzü örter. Yeteneklerimiz körelir. Tanrı’dan bile mecbur kalmadıkça istemeyelim yoksa içimizdeki o büyük güç hiç açığa çıkmayabilir. Zaten içsel gücümüzün kaynağı Tanrı’dır, bizi dürten, harekete geçiren O’na duyduğumuz aşktır.

Bu sene varlığımızı yükseltmek için kendi üstümüzde çalışmanın senesi olsun.
Hepimizin ilahi tarafıyla buluştuğu, ışığının yükseldiği, yeteneklerinin görünür olduğu bir alan var.

“İlahi potansiyelim nerede saklı?”
“Tanrı’yı en iyi ne yaparken işitiyorum?”
“İçimdeki bilgelikle nasıl buluşurum?”
“Ne yaparken enerjim yükseliyor, motive oluyorum, yaşadığımı hissediyorum?”

Lütfen yukarıdaki soruları kendinize sormaktan çekinmeyin.

Yeni sene “yeni size gebe” olsun. En yüksek potansiyeliniz görünür olsun. Hizmet aşkı varlığınızda güneş gibi doğsun. Çok sevin (önce kendinizi), çok sevilin. Bir çocuk gibi yaşamın tadına varın. Eğlenin, gülün, dans edin. Öğrenin, öğretin, derinleşin.

Varoluşa duyduğunuz aşk “yolunuz” olsun.

Nazlı Akın


20 Aralık 2014 Cumartesi

İç sesini işitmeyi öğrenmek

İnsan kendi iç sesinden ve yakınındakilerden hep güzel sözler işitmek ister. Farkındalığı azsa kötü huylarını görmez, iç sesini duyamaz bile. Birbirimize yapıcı eleştiride bulunmak bir rehberlik biçimidir. Kırıcı olmadan, yumuşak bir enerjiyle, duygudaşlık kurarak söylediğimiz yapıcı eleştiriler etrafımızdakiler için kapı açabilir. Fark etmediği bir huyunu fark etmesine yol açabilir ama yine de dikkatli olun çünkü kimse eleştirilmekten çok hoşlanmıyor.

Gelelim kendimizi eleştirebilme yeteneğimize yazının konusu bu. Çoğunuzun temiz bir iç sese sahip olduğuna eminim sorun onu ne kadar işitmek istediğimiz.
Hani doymuşken “ikinci tabağı yeme” diye yumuşakça fısıldayan, öfkeliyken “şimdi konuşmak için iyi bir zaman değil, sus” diyen, sürekli şikâyet ederken “teşekkür ederim” diyen o ılımlı, yumuşak ses… 

Daima işbirliği içinde olmayı seçen, sağduyulu, iyileştirici olan bu ses hükmedici değildir ama söylediklerini dinlemek istersiniz. O yapma derken yaptığınızda ve sonuçları görünür olduğunda “keşke o sesi dinleseydim” dersiniz. Bilirsiniz ki o ses hiç yanılmaz; çünkü varlığınızın bilge yanıdır…

Bazen sizi karşısına alır ve en yakın dostunuz gibi söyleşir. Bazen “güzel çocuk” der bazen “evlat” der. Daha az uyumanızı, daha çok kitap okumanızı, şikayet etmek yerine şükretmenizi, doyunca yemeyi bırakmanızı, öfkelendiğinizde susmanızı, tembelleştiğinizde hareket etmenizi tatlı bir sesle size anlatırken onu dinlemek güzeldir. 

Asıl iş söylenenleri unutmamak, hatırlayarak yaşamaktır. Oysa bizler çoğu zaman o sesi dinlemeye bile tahammül edemeyiz. Kendimizi şifalandırma yeteneği ellerimizde un ufak olur çünkü iyileşme süreci kendini tanımak ve sorunları çözmeye istekli olmakla başlar.

Bu andan itibaren o temiz sesi işitmeye niyet edelim. Her zaman eleştirmediğini de ekleyelim. Bazen yaptığınız güzel işler için “aferin sana evlat” ya da “iyi iş çıkardın ortak” diyen de onun sesidir.

Nazlı Akın



18 Aralık 2014 Perşembe

Yeni yıl meditasyonu

Şefkat, işitilmemiş kalplerimizin en acil ihtiyacıdır.

Negatif duygularımız bir sis bulutu gibi kalbimizden gelen temiz iç görüleri görünmez kılar. Önce şefkat yok olur, o yok olduğunda tökezleriz.

Sisi kaldırmak için kendimizi çok iyi tanımalıyız çünkü hava koşullarını yaratan biziz. Yoğun bulut kümelerine benzeyen düşüncelerimiz en kutsal duyguların akışına engel olur. Bu nedenle bütün kutsal kitaplar düşüncelerimizden de sorumlu olduğumuzu söylemiştir.

Düşünce kalbe indiğinde gerçek evimiz duman altı olur. Hele başkalarıyla ilgili negatif düşünceler evimize en fazla zarar verenlerdir. Yıkıcıdır bir başkasıyla ilgili kötü düşünmek. Ve sahibine geri dönen bir top gibidir.

Kalplerimiz bizim gerçek yuvamızdır. Temiz kalplilerden olmak bizim bu yaşamdaki en kutsal sorumluluğumuzdur.

30 Aralık salı günü gerçekleştireceğimiz yeni yıl meditasyonunun amacı gerçek yuvamızı arındırmak, yeni enerjilere yer açmaktır.


Arınmak için önce içimize tıktığımız tüm korkuları serbest bırakmalıyız. 

Kırgınlıkların en yüksek hayrımıza hizmet etmediğini idrak etmeliyiz. 

Kalbimizde önce kendimize duyduğumuz sevgiyi büyütmeliyiz. Kalbimizdeki cennette yaşamanın yolu sevginin rotasından çıkmamaktır. Sevgi bir pusula gibi daima gitmemiz gereken en ışıklı yönü gösterecektir. Yeter ki temiz kalplilerden olalım...

Not: Meditasyona katılmak isteyenler akinnazli05@gmail adresine mail gönderebilir ya da aşağıdaki linke tıklayarak etkinliği gözden geçirebilir.


https://www.facebook.com/events/441054406043573/?ref=22

8 Aralık 2014 Pazartesi

Yoganın faydaları

Yeniden öğrenci olduğum şu özel günlerde inanın çoğu gece heyecandan uyuyamıyorum. 

22 kasımda İstanbul Yoga Merkezinde (http://www.yogamerkezi.com/index.html) 7 ay sürecek yoga eğitmenliği sertifika programına katıldım. 


Yoganın felsefesini derin bir hayranlıkla dinlerken, duruşlarda bedenimin sınırlarının nasıl genişlediğini gözlemliyorum.

Düzenli yoga yapmanın sonsuz faydaları var. Boynumda başlayan ve koluma vuran ağrılar yüzünden yataktan ağrılar içinde uyanıyordum. Ağrılarım son buldu ve boyun kaslarım her gün daha da güçleniyor.

Şeker krizlerim sona erdi. Kilo vermek istiyorsanız kesinlikle yogayı öneriyorum. Çünkü sadece yağlarınız erimiyor, doğru nefes almayı da öğreniyorsunuz. Doğru nefes almak uzun ve sağlıklı bir yaşam demek.

Hiç meditasyon yapmamış biri için yoganın zihin üzerinde meditasyon kadar dinlendirici etkileri var. Zihniniz çok aktifse, duygularınıza söz geçiremiyorsanız yoganın mucizeler yarattığını fark edecekseniz.

Yoga nefsini dizginleme sanatını usta çırak ilişkisi içinde öğretirken varlığıma neşe pompalıyor. Yıllar içinde üstünü örttüğüm en güzel yanlarım bu köklü ve değerli öğretiyle kendiliğinden açığa çıkmaya başlıyor.

Çocuksu bir neşeyle her anın tadını çıkarmak için "yoga"; uyguladığım ve sonuç aldığım en iyi yöntem.

30 Kasım 2014 Pazar

Bir yoga öğrencisinin notları


İstanbul yoga merkezinde (http://www.yogamerkezi.com/) başlayan yoga eğitimimin ikinci haftası geride kaldı. Kısa zamanda “evde yoga” isimli ders kitabımızın altmış sayfasını uygulamalı olarak çalıştık. Yoganın insan ruhuna sevinç aşıladığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Varlığımda yükselen neşe enerjisi bir günü en yüksek pozitif enerjiyle yaşamama olanak sağlıyor. Eskiden şikâyet ederek yaptığım işleri (ütü, temizlik gibi) kolaylıkla yaparken bedenimdeki yaşam gücünün her gün daha da arttığını fark ediyorum. Doğru nefes almanın sağlık durumumuz üzerindeki direkt etkisini öğrendikçe aldığım her nefesin değerini kavrıyorum.

Yoganın felsefesinin anlatıldığı son bir saatlik bölüm benim favorim. Kendimizle ve çevremizle kurduğumuz ilişki önce davranışlarımızı sonra yaşantımızı belirliyor.

Kendimizle ve çevremizle dengeli ve uyumlu bir hal içinde yaşamak için yoga “yöntemi” gösterirken gergin bedenlerimize gevşeklik ve rahatlık hediye ediyor. Zihnimize sakinlik aşılıyor. Doğru nefesi öğreterek sağlıklı bir ömür hediye ediyor.

Kişinin bir başkasından beklemek yerine kendi hayatına dokunabilmesinin değerini gösteriyor. Bu o kadar değerli ki bir kez öğrendiğimizde vazgeçilmez olacağını düşünüyorum. Kendi hayatlarımıza dokunduğumuzda bir başkasının da kendi hayatına dokunmasına vesile olabiliriz.

Aklın ve zihnin yönetiminde dengeli adımlar atabilmek için yaşamlarımız üzerinde farkındalık geliştirmeliyiz. Kafanızdan atamadığınız düşüncelerden yorgun düştüyseniz, duygularınızı yönetemiyorsanız, bedeniniz gergin ve katıysa, yoga yapmaya başlamanızın kesinlikle işe yarayacağını söyleyebilirim.

nazlı akın 




27 Kasım 2014 Perşembe

Nazlı Akın'la yönlendirmeli meditasyon



Nazlı Akın'la yönlendirmeli meditasyon yapmak isterseniz akinnazli05@gmail.com adresine mesaj bırakabilirsiniz.

25 Kasım 2014 Salı

Fısıltı


Kalbinde yeşil, şifalı bir orman var. Perdenin arkasına gizlenmiş, gözden kaybolmuş bir orman. Kalp gözünü aç da gir içine çocuk. Yeşil şifa ormanının kendine has bir rüzgarı, dalları sıcak bir avuç gibi ağaçları, fısıldayan toprağı var.

Ormanın kalbi nabzında atar. Perdeyi kaldır da ormana giriver çocuk. Sesin ormanın büyüsünü taşıyor, avuç için dalların tılsımını.


Herkesin bir masalı ve bir şifalı ormanı vardır çocuk. Sevginin şifaya gizlenmiş örtüsünü kaldırmak için ormana girmeye cesaret et. Her masal kalpten anlatılınca şifa olur çocuk. Saklı masalları sahiplerine kavuşturmak için cesur ve parlak ol!

https://www.facebook.com/MELEK.FISILTILARI?ref=stream

21 Kasım 2014 Cuma

Fısıltı


Ruhunu parlatmak istiyorsan işe bedeninle başla. Bedenini ihmal ederek onun üstünde söz sahibi olmazsın.

Güçlü bir iradenin anahtarı güçlü bir bedendir. İlahi bir tapınak gibi içinde kutsal hissedeceğin bir bedende yaşamak için her sabah güneşi selamla. Böylece içindeki güneşi fark edebilirsin.
Her sabah doğaya çık, ağaçların anaç sevgisini içine çek.

Bastığın toprağı hisset, farkındalığını topraktan bedenine getir, içinde yaşadığın evini hisset. Kendi evin senin doğru adresin… Potansiyelin bu evin içinde gizli…

Sana verilmiş hazineyi sakladığın yerden çıkar. Temizle evini, negatif duygularını doğaya bırak.

Toprak, güneş ve rüzgâr seni arındırırken gerçek ihtiyacının evinde zaman geçirmek ve ona özen göstermek olduğunu anlayabilirsin.


melek fısıltıları

Beyaz

Kusursuz beyaz, renk olarak neyse, kusursuz sevgi de his olarak öyledir. Birçok kişi beyazın renksiz olduğunu düşünür. Öyle değildir. O tüm renkleri içerir. Beyaz tüm diğer renklerin bir birleşimidir. Sevgi de duygunun yokluğu değil, tüm hislerin toplamıdır. O hepsinin toplamıdır. O her şeydir. 

Neal D. Walsch

9 Kasım 2014 Pazar

Etkinlik duyurusu

Kendinizi en son ne zaman gerçekten sevdiniz? 
Varlığınıza en son ne zaman şefkat gösterdiniz? 

Hepimize kendimiz dışında pek çok şeyi sevmemizi öğrettiler. Hakiki sevginin kopyası bile olamayacak bir anlayışla, akışı kalpten gelmeyen suni bir sevgiyi ima eden toplumsal anlayışın, sevginin hakiki manasını yeniden değerlendirmesi elzemdir.

Kendimizi sevmek; her istediğimizi satın almak değildir.
Kendimizi sevmek; her istediğimizi yiyip, içmek değildir.
Kendimizi sevmek; tembelleşmek ve isteksizliğe teslim olmak değildir.
Kendimizi sevmek; varlığımıza iyi gelmeyen insanlarla zaman geçirip enerjimizi tüketmek değildir.
Kendimizi sevmek; mutlu olmadığımız işlerde ömür tüketmek değildir.

16 Kasım pazar günü birlikte gerçekleştireceğimiz bu meditasyonla, gözlerimizi kapatıp, kalbimize doğru bir yolculuk yapacağız.

Bu yolculuğun her birimiz için en yüksek hayırlara aracı olmasına niyet ediyoruz.

Adres ve diğer ayrıntılar için lütfen sayfa yöneticisiyle bağlantıya geçin.






Nazlı Akın

8 Kasım 2014 Cumartesi

Fısıltı


Eğer başkalarının mutlu olmasını önemsiyorsanız şefkate odaklanın; eğer siz mutlu olmak istiyorsanız yine şefkate odaklanın

Dalai Lama

Fısıltı

Şefkatli ol! Şefkat, işitilmemiş kalplerimizin en acil ihtiyacıdır.

Aşk'la yaşadığında kalbinde herkes için bir damla gözyaşı saklıdır. Aşk, kimlikleri ustalıkla parçalarken, şefkate yer açar.

Varoluşa ve hayatına âşık olduğunda, şimdide yaşarsın, herkese ve her şeye anlayışla bakarsın. Bu anlayış içinde var olan aşkı büyütürken egoyu zayıflatır.

Şefkatin krallığında bütün olumsuzluklar kumdan kaleler gibi kolayca dağılır. 

Şefkat varlığınıza saklanmış en kutsal histir.

Şefkatin sınırı yoktur, bir damlası düştüğü yerde bin parçaya bölünür, oradan taşar. Merhamet yeryüzündeki en naif duygudur. Saf bir çocuğun bakışı gelir yüzüne yerleşir. Sınırsızca şefkat duyanların gözlerindeki samimiyet oradan gelir.

melek fısıltıları <3




7 Kasım 2014 Cuma

Nazlı Akın'la bireysel şifa terapisi

Bir başkasına şifa verdiğinizde onun yaşamını değiştirebilirsiniz. Bir başkasının kendi kendini iyileştirmesine yardımcı olduğunuzda evreni değiştirirsiniz.

Steve Rother

Nazlı Akın'la bireysel terapi deneyimi için lütfen akinnazli05@gmail.com adresine mesaj yollayın.

Bu terapide şifa isteyenin şifaya aktif olarak katılması esastır. Böylece şifa veren ve şifayı alan iş birliği içinde sonsuz sınırsız ışığa teslim olur. Nazlı Akın'ın sesiyle yönlendireceği kişiye özel yoga seansında imajinasyon gücü devreye sokulur böylece şifanın gücü artar.

Terapi boyunca yumuşak bir sesle yönlendirme mevcuttur bu da şifa alanı atıl olmaktan kurtarır, şifa alan imajinasyon yoluyla şifanın içine girer,

Tüm yaşam sorunlarının çözümleri kişinin varlıksal gücünde saklıdır, sorun gibi görünen her olayda ilahi bir lütuf gizlidir. Tüm terapi süreci bu önemli idraki devreye sokmayı amaçlar. Kişinin kendi gücüne sahip çıkması esastır.

Her şifa deneyimi kişiye özeldir. Şifanın gücü görünmeyen âlemin dinamikleriyle bezelidir. Gerçekte şifacı sevgidir. Şifa veren ve şifa alan kalbini açar, görünmeyen alemin sonsuz şefkatine ve koşulsuz sevgisine teslim olur. 

Hepimiz potansiyel şifacılarız. 

ŞİFALAR BİR TANIDIĞIMIN YÖNLENDİRMESİYLE GELENLERE AÇIKTIR.

Nazlı Akın kimdir?

Spiritüel yazar-Yoga eğitmeni

5 Haziran 1975 İstanbul doğumluyum. İstanbul Üniversitesinde Reklamcılık, Müjdat Gezen Sanat Merkezinde Tiyatro eğitimi aldıktan sonra, bir süre tiyatro oyunculuğu ve televizyon oyunculuğu yaptım. On yıldır dublaj yaparak çeşitli karakterlere sesimle hayat veriyorum.

Ruhsal yanım her zaman yaşamımın anlamı oldu. İnsanın kendi üzerinde çalışması, farkındalık ve arınma tüm insanlık adına bu devrenin en önemli ihtiyacı.

Spiritüel yaşam, her zaman varlığımın anlamı oldu. Kendimi bildim bileli rüyalarımda aldığım rehberliği, sezgilerimi, görünmeyen güçlerin varlığını araştırdım. Her zaman tüm insanlığın birbirine görünmeyen iplerle bağlı olduğuna inandım.

2002 yılından itibaren kendi kişisel gelişim yolculuğumda çeşitli eğitimlere, seminerlere ve enerji çalışmalarına katıldım. En orijinal halime doğru çıktığım bu yolculukta, ruhum hep yazıyla dile geldi. Yazarken kelimeler kalbime düşüyor ve oluşan büyüyü hissedebiliyorum.

“Melek Fısıltıları” isimli sayfada insanlara manevi yönden destek olmayı amaçlıyorum. Sayfa üzerinden aynı anda toplu yazı yazma ve toplu şifa çalışmaları düzenliyorum.

Ayrıca bu sene Hindistan’daki Vivekenanda Yoga Üniversitesi’ne bağlı, İstanbul Yoga Merkezinde, yoga eğitmenliği sertifika programına katılarak geçen sene mart ayından beri bana büyük farkındalıklar hediye etmiş yoga üzerinde derinleşmeye karar verdim. 

Hepimizin doğuştan getirdiği şifacılık yetenekleri olduğuna inanıyorum. Dünyanın daha ışıklı bir yer olması için iyiliklere aracı olmak, birlik bilinciyle insanlara hizmet edebilmek yaşamımın önde gelen amaçlarıdır.

5 Kasım 2014 Çarşamba

Şifalı rüzgar

Son birkaç ay öyle hızlı geçti ki farkındalık şimşeklerinin etkisi yaşantıma dalga dalga yayılıyor. Kendim sandığım bir kimlikler gösterisinin içinden geçip hakiki doğama doğru bir yolculuk yapmaya niyet ederken oluşan şifalı rüzgârın beni böylesine sallayacağını bilmiyordum.

Ben kimim? Gerçekten ne istiyorum? Hangi duygularımı bastırıyorum? Hakiki sevgi nedir? Sevme yeteneğimi nasıl geliştiririm? Kendimi seviyor muyum?

Her sorunlu ilişkinin temelinde kendimizle kurduğumuz ilişki yatar. Bağlantıda olduğumuz insanlar bize ayna olur, mesaj verir. Yeter ki onlardan ayrı olduğumuz illüzyonuna kapılmayalım. Kâinattaki birliği hissetmenin yolu kalbimizi sonsuzca arındırmaktan geçiyor.

Geride kalan iki ay içerisinde yıllardır ilişkide olduklarım da dahil, bana kendimi kötü hissettiren insanlar oldu.

Geride kalan iki ay içerisinde yıllardır ilişkide olduklarım da dahil, bana kendimi harika hissettiren insanlar oldu.

Yaşam akarken geçmişe takılı kalmamanın, her anın tadına varmanın tek yolu var. Zihnin yarattığı cehennemi cennete dönüştürmek… Ben kendimi kötü hissettiğim her olayda bildiğim ve işe yaradığı üstümde kanıtlanmış yöntemleri kullandım.

“Yoga, nefes, meditasyon, dua, yürüyüş, şükran hisleri yaratmak, mantra müzik dinlemek…”

Kişiye özel reçetelerde en önemli olan şey denenmiş ve işe yaramış olmasıdır. 

Kendinize kalbinizin hazırladığı reçeteyi yazarken denenmiş ve işe yaramış yöntemleri hatırlatın. Benim vazgeçilmezim şudur:

“İlahi aşkın gücüne teslim olmaya niyet etmek.”

Semavi âlemin sonsuz sınırsız sevgisini hücrelerimize kadar hissetmek için “ölmek gerek”.

Mevlana Celaleddin Rumi’nin o içimizi titreten satırlarında olduğu gibi…

Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.
Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.
Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
Hoş görürlükte deniz gibi ol.

Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

nazlı akın

3 Kasım 2014 Pazartesi

İnsanlık yolu

Çok güzel bir film. Kalbimiz yumuşadığında insan olmaya başlıyoruz. İyiliğin, yardım severliğin, dostluğun, yaşam sevincinin anlamını yeniden hatırlamak isteyenlere ...
Joe Pesci oyunculuk dersi veriyor hem de hiç oynamadan...


Film Özeti

Monty (Brendan Fraser) Horward'da son sınıf öğrencisidir.Bitirme tezinin son kısmında bilgisayarı bozulur.Elinde tek kopya olduğu için tezini fotokopiyle çoğaltmak için dışarı çıkar.Mazgaldan geçerken ayağı takılır ve tezi kütüphane binasının alt katına düşer.Tezini almak için aşağa inen Monty orda yaşayan evsiz Simon(Joe Pesci) ile karşılaşır.Tezi okuyan Simon Monty nin yazdıklarının saçmalık olduğunu düşünür ve Monty ile bir anlaşma yapar.Kendisine kalacak bir yer ve yemek verecek olan Monty ye her gün bunun karşılığında tezinden bir sayfa verecektir.

1 Kasım 2014 Cumartesi

Fısıltı

Her nefes bir an, her nefes bir yaşam. Nefesine saklanmış ilahi sırları anlamak için hayatın nefes alış-verişlerden ibaret olduğunu fark et! 

Her nefeste ilahi oksijeni içine çekmeye odaklan. Tanrı'nın şifalı bahçesinde yaşamanın yolu nefesten geçer.

melek fısıltıları 

31 Ekim 2014 Cuma

Fısıltı

Fısıltı: Kendini sevmenin en kestirme yolu ruhuna ve bedenine iyi gelecek seçimler yapmaktır. 

Ruha iyi gelen bedene de iyi gelecektir. 

Bedenine giren her şey ruhunu da etkiler. 

Kötü beslenme alışkanlıkları, şeker gibi bağımlılıklar, hareketsizlik, sağlıksız ortamlar fiziksel bedenini olumsuz etkileyerek ruhuna da zarar verir.

Hakiki mutluluk; ruhu ve bedeni eş zamanlı beslemekten kaynaklanır. Bedenin ve ruhun en temel gıdası varoluşa duyulan aşktır. Hayatı her ne olursa olsun yaşama sevincini yitirmeden yaşamak ilahi enerjiyi varlığına demirler.

Görünmeyen alemin sonsuz sınırsız sevgisini hissederek yaşamak için gönül gözünü açmanın peşine düşmelisin.

Lütuflar ve iyiliklerle etrafına ışık saçmanın yollarını araştır. Sadece kendini düşünerek yaşamak hastalığından kurtul!

Kalbindeki sevgiyi her an daha da büyütmek için düşüncelerine ve duygularına hakim ol!

İlahi oksijeni solumanın yolu Tanrı'nın bahçesinden çıkmamaktır. O bahçede ilahi yasalar yol gösterici, vicdanın, yasaların bekçisidir.

melek fısıltılar
ı 

https://www.facebook.com/MELEK.FISILTILARI?hc_location=timeline




27 Ekim 2014 Pazartesi

Huzur

Huzur... Yaşama anlam katan en kutsal duygu... 

Yaşam sorunlarımızın çözümü için önce kalplerimiz huzurla dolmalı. Kalbimizde huzura yer açmak için tüm negatif duygularımızı ışıkla yıkamalı, kendimize karşı dürüst olmalıyız. Davranışlarımızın sorumluluğu bize aittir ve bugünkü eylemlerimiz geleceğimizi etkiler. 

Manevi ihtiyaçlarımızı da maddi ihtiyaçlarımız kadar önemseyerek işe koyulabiliriz. 

Her gün kendimizle geçireceğimiz sessiz anlar yaratarak ruhun çağrısını işitebiliriz. 

Her gün derin ve yumuşak burun nefesleri alıp vererek ve nefesimizi fark ederek, etten kemikten ibaret olmadığımızı hissedebiliriz. 

Dünya yaşamının kışkırtıcı cazibe alanının dışında görünmeyen cennetler saklıdır. Adresi kalbimizdedir. Kalbimizdeki cennette
yaşamanın tek koşulu orayı temiz tutmaktır. 

Bugünden itibaren her an kalbimizde yeşerttiğimiz, besleyip, büyüttüğümüz duyguları fark edelim. Öfke, kıskançlık, şikayet, memnuniyetsizlik, maddi hırs, kırgınlık, şiddetli arzular, kalbimizin bahçesini kimyasal köpükler gibi zehirler. 

Kalbimizin bahçesinde yaşamanın tek yolu iyi bir bahçıvan olmaktan geçer. İyi bir bahçıvan bahçeyi daima temiz tutar, yabani otları temizler, yeni tohumları sevgiyle eker. Onun işi bahçesine sevgi, şefkat ve özenle bakmaktır.

Şimdi ve daima kalbimizin çalışkan bahçıvanı olmak niyetiyle...

melek fısıltıları

26 Ekim 2014 Pazar

Gayatri mantra

Gayatri mantrasıyla yapılan zikir, zihni arılaştırır. Zaten bu arılık kazanılmadan, spiritüel planda hiçbir adım atılamaz. Gayatri, etkili bir evrensel duadır.

"Yaradan'ın ve O'nun şanının üzerinde; bu evreni yaratmış olanın; hayran olunmaya layık olanın, günahları ve cehaleti yok edenin üzerinde meditasyon yapmayı diliyoruz. Lütfedip zihnimizi ışıklandırsın."

Güneş doğar doğmaz banyonuzu alıp sessiz bir yere çekiliniz. Oturuş pozisyonunda bu mantrayı en 108 kez tekrarlayınız. Gayatri sayesinde içinizin ışık, arılık ve hikmetle dolduğunu hissediniz.

Swami Sivananda Saravastı- Meditasyon- Ruh ve madde yayınları

https://www.youtube.com/watch?v=BSmToj9VZ4s&list=FLiNxFjfyQS29nfqucsGzUHA#t=495

OM BHOOR BHUWAH SWAHA,
TAT SAVITUR VARENYAM
BHARGO DEVASAYA DHEEMAHI
DHIYO YO NAHA PRACHODAYAT

Mantra söylemek dinsel bir inanışı gerektirmez, herhangi bir dini inanışla çakışmaz.


24 Ekim 2014 Cuma

Yaşama kök salmak

Yaşamına giren her yeni insan varlığını etkiler. Girip çıktığın mekanlar, çalıştığın yer, gezdiğin kalabalık alış-veriş merkezleri varlığını negatif etkilere maruz bırakabilir. Bu etkilerden korunmak için her sabah yataktan kalkar kalkmaz topraklanma çalışması yapabilirsin.

Burnundan derin nefesler al, burnundan verirken ayaklarının altından ışıktan kökler çıktığını hayal et. Her nefes alışında sağlığı içine çekiyorsun, her nefes verişinde hastalıklarını bırakıyorsun. Ayaklarının altından dünyaya ışıktan kökler salıyorsun.

Her nefes alışında, neşeyi, sevinci, yaşama duyduğun aşkı içine çekiyorsun. Her nefes verişinde, endişeyi, üzüntüyü, güvensizliği bırakıyorsun. Ayaklarının altından dünyaya ışıktan kökler salıyorsun.

Her nefes alışında, bolluğu, bereketi içine çekiyorsun. Her nefes verişinde yokluk bilincini, fakirliği, eksiklik duygusunu bırakıyorsun. Ayaklarının altından dünyaya ışıktan kökler salıyorsun.


Her gün ruhsal varlığın için bir şey yapmayı alışkanlık haline getir. Bu alışkanlık diğer kötü alışkanlıklarını, bağımlılıklarını azaltacak, kalbinde neşeye yer açacaktır. 

Enerji bedenlerimizi güçlendirmek için yaptığımız her çalışma bize farkındalık kapıları açar. Kendimizi fark ettiğimiz her an titreşimlerimiz yükselir. Bizim titreşimlerimizin yükselmesi dünyanın şifalanması demektir.

nazlı akın

21 Ekim 2014 Salı

DUYURU

Kendinizi en son ne zaman gerçekten sevdiniz?

Varlığınıza en son ne zaman şefkat gösterdiniz?

Hepimize kendimiz dışında pek çok şeyi sevmemizi öğrettiler. Hakiki sevginin kopyası bile olamayacak bir anlayışla, akışı kalpten gelmeyen suni bir sevgiyi ima eden toplumsal anlayışın, sevginin hakiki manasını yeniden değerlendirmesi elzemdir.

Kendimizi sevmek; her istediğimizi satın almak değildir.

Kendimizi sevmek; her istediğimizi yiyip, içmek değildir.

Kendimizi sevmek; tembelleşmek ve isteksizliğe teslim olmak değildir.

Kendimizi sevmek; varlığımıza iyi gelmeyen insanlarla zaman geçirip enerjimizi tüketmek değildir.

Kendimizi sevmek; mutlu olmadığımız işlerde ömür tüketmek değildir.

2 kasım Pazar günü birlikte gerçekleştireceğimiz bu meditasyonla, gözlerimizi kapatıp, kalbimize doğru bir yolculuk yapacağız. 

Bu yolculuğun her birimiz için en yüksek hayırlara aracı olmasına niyet ediyorum.

Nazlı Akın- Serkan Sai Önder

Ücret: 20 TL veya üstü bağış (İkramlar ve mekana destek amaçlı)
İrtibat numaraları: 0532 136 39 39 - 0216 386 86 55

15 Ekim 2014 Çarşamba

Fısıltı

Fısıltı: Yaşanan her acının, çekilen her sıkıntının, döktüğün gözyaşlarının görünmeyen nedenleri var. Ruhun o nedenleri bilir; kalbine aniden doğan hisler, gördüğün görüntüler, rüyalarında aldığın rehberlik zor zamanlarda sana destek olan ışıklı alemin yardımlarıdır.

Yardımları kabul etmek için dirençlerini geri çekmelisin.

Direnmek nefes almayı reddederek nefes almaya çalışmaktır.

Direnmek kendine şefkat duymamak, varlığına sevgi enerjisi yollayamamaktır.

Direnmek sana açılan yolları görmezden gelip sahte kimliklere teslim olmaktır.

Direnmek kibirdir, kendi fikrini Tanrısallaştırmak, meleklerin sesine kulak tıkamaktır.

Her yol O'na götüren yoldur ama hangi yolu seçtiğin yaşamını belirler.

Nasıl yaşamak istiyorsun? Aşkla mı? Korkuyla mı?

Korkuda sevgiye yer yoktur.

Aşk korkuyu parçalar, sınırsız sevgiye yer açar.

Şüpheni ateşe at! Geriye aşktan başka bir şey kalmasın.

İlahi aşk yaşamını dönüştürecek sihirli nefestir. O nefesin gücüne ne nefsin dayanabilir ne de çektiğin sıkıntılar....

Aşkın nefesi,
kalbini temizleyen ilahi oksijendir.


melek fısıltıları

2 Ekim 2014 Perşembe

Niyet

Dışarıda iyilik tohumları ektiğiniz bir gün olsun. Kahvenizi getiren garsona içten bir teşekkür ettiğiniz, sürekli alış-veriş ettiğiniz marketteki kasiyere hatırını sorduğunuz, alt kattaki komşuyla yüz yüze sohbet ettiğiniz hatta sokakta yürürken herkese gülümsediğiniz bir gün olsun.
Sevginin serbestçe dolaştığı bir kalbe sahip olmak için; kendimize, her şeye ve herkese karşı nazik davranmak... İyilik tohumları ekmek için, tohumları sakladığınız yerden çıkarın artık.
Kalbinizden, o en kutsal yerden, ektiğimiz her şey bize geri döner. Kalbimizin tarlasında, çalışkan bir işçi gibi, toprağı hiç ihmal etmeden ve sevgiyle ekerek yaşamak niyetimizdir.
nazlı akın 

1 Ekim 2014 Çarşamba

Fısıltı

İçine doğduğunuz aile kutsaldır. Mükemmel bir ilişkiye sahip olmanız gerekmez hatta en sorunlu ilişkiniz ailenizden biriyle olabilir. Varlığınızdaki gücü açığa çıkartacak tüm ilişkiler ilahidir. 

Kabul etmek zor olsa da anlaşamadığınız anneniz, reddettiğiniz babanız, görüşmediğiniz teyzeniz, sizi içeriye bakmaya zorlar; kalbinize...

Kalbinizdeki tüm fazlalıklar, boşaltılması gereken yükler, güneş görmesi gereken odalar, atılması gereken çöpler, sevgiyi gölgede bırakır. Nefret ettiğinizi düşündüklerimiz sevmeye en çok ihtiyaç duyduklarımızdır.

Bazen içine doğduğunuz aile bir aileden fazlasıdır. Ruhunuz size o aile kanalıyla bir şey söylemek istiyordur. Halletmeniz gereken, göz ardı edemeyeceğiniz, kulaklarınızı tıkayamayacağınız bir şey. İzin verirseniz ruhunuz sizinle konuşacaktır. Anlam veremediğiniz her sorunun kutsal bir nedeni vardır.

Kendinizle aranızdaki mesafe kapandığında kalbinize yakınlaşırsınız. Kalbiniz ilahi ateşle arındığında şunu sevip, bunu sevmemek bir seçenek olmaktan çıkar. Bir kere tutuşan ilahi sevgi kıvılcımı varlığınızı ele geçirir. Siz artık yargılamazsınız.

melek fısıltıları 


https://www.facebook.com/MELEK.FISILTILARI?hc_location=timeline


29 Eylül 2014 Pazartesi

Yeşil yağmur

Yeşil bir yağmur yağıyor şimdi
Niyetlerimiz tek niyet
Kalplerimiz tek kalp

Gökyüzü duyuyor bizi
Melekler dokunuyor bulutlara


Yeşil bir yağmur yağıyor şimdi
Ne olur kapat şemsiyeni


nazlı akın <3 

Şifalı cümleler

İçimdeki ilahi gücü aktive ediyorum. Yaşadığım her sorunun ilahi gücü büyüttüğünü idrak ediyorum. Yaratıcı gücüm Yaratan'ın kalbime koyduğu en kutsal hazinemdir. Yaratıcı gücümü aktive ediyorum. 

Tüm yaşam sorunlarımın ötesinde daima ne kadar sevildiğimi hissettiren görünmez alemin şifa dolu titreşimlerini varlığıma davet ediyorum, kabul ediyorum.

Ben sonsuz sevgiyim. Ben sınırsız şefkatim. Kutsal olan tüm değerleri içimde aktive ediyorum. Her ne yaşarsam yaşayayım sevginin krallığında kalmaya niyet ediyorum.

melek fısıltıları 

27 Eylül 2014 Cumartesi

Fısıltı

Bir annenin çocuğunu sevdiği gibi sevin birbirinizi. Bir anne çocuğunu hatalarına rağmen sever, hatalarınıza rağmen sevin birbirinizi.

Konuşun birbirinizle, sahip çıkın dostluklara, dinleyin, anlaşın, anlayın birbirinizi. Yaşama uyum sağlayın yavrularım, her bir anın tadına varın. Ömrünüze neşe katın çocuklarım.

Siz kenetlendikçe birbirinize, dünya ışıkla doluyor. Siz sevdikçe birbirinizi dünya şifayla doluyor. Siz "tek" olduğunuzu idrak ettikçe dünyanızın titreşimleri değişiyor.

Var olmak, uyum sanatıdır çocuklarım. Yaşama aşık olun! Aşk'la yaşadığınızda kalbinizde şefkat hüküm sürer. Şefkatin krallığında bütün olumsuzluklar kumdan kaleler gibi kolayca dağılır. Şefkat varlığınıza saklanmış en kutsal histir.

Ben binlerce anne şefkatiyle seviyorum sizleri, her birinizin saçınızın her bir telini öpüyorum. Kalbinize sağanak sevgi yağmurları yağdırıyorum büyüsün diye tarlaları. Çocuklarınızı çocuklarım biliyorum, her gece uykularında nöbet tutuyorum. Sizi sevdikçe sevesim geliyor yavrularım, kalbimde her gün daha da büyüyor yeriniz. Her biriniz için bir tarla suluyorum topraklarımda, tohumlar serpiyorum niyetlerinize... Evim evinizdir, kalbim, kalbinizdir.

Siz birbirinizi her şeye rağmen sevdikçe kalbim mabedinizdir.

Melek fısıltıları 

26 Eylül 2014 Cuma

Teşekkür ederim

Bu sayfanın tohum niyeti "birlik" hissi içinde yayın yapmaktır. Hepimiz yaşam koşullarımız, inançlarımız ve dünya görüşlerimize rağmen biriz. 

Her varlık kendi sürecini yaşarken unutulmaması gereken en önemli şey aslında birbirimizden çok farklı olmadığımız. Deneyimlerimiz başka olsa da bu yolculukta hepimiz aynı sona doğru yürüyoruz.

Doğuyoruz ve ölüyoruz ama yaşarken birbirimize ihtiyacımız var. Dünyadaki en tehlikeli salgın "yalnızlık". Bilgisayarlarımız, tabletlerimiz, cep telefonlarımız sıcak bir sohbetin yerini tutabilir mi?

Kendimize her gün biraz daha yabancılaşırken, yolda yürüyen makineler haline gelmek üzereyiz. İnsan ilişkileri yerini sosyal medya ilişkilerine bıraktı. Kalbimizde her gün daha fazla acı büyütüyoruz. Kim olduğumuzu tamamen unutmanın soğuk acısı. Öyle kolayca hissedilmiyor. Biz buz tutmaya devam ettikçe de kalbimizdeki ilahi ateş hiç yanmayacak.

Sevgi, samimiyet, ilgi, hoşgörü gibi değerlerin üstünü çiğnediğimizin farkına varmaya başlamalıyız. Bir araya gelmeli, gerçek mekanlarda, gerçek insanlarla, gerçek sohbetler etmeliyiz.

Benzerlerimizle birlikte olmaya, birbirimizi dinlemeye, kahkaha atmaya, gözyaşı dökmeye ihtiyacımız var. Ruhumuzu diriltmeye çok ihtiyacımız var.

Işığa bakan tüm niyetlerimiz gerçek olsun.

Hepinizi çok seviyorum. 



nazlı akın   

https://www.facebook.com/MELEK.FISILTILARI