29 Ocak 2014 Çarşamba

ŞÖLEN



Tatlı dil o, yılanı deliğinden çıkaran
Arının yaptığı kovandan bal damlatan
Bin yağmur damlası o, kendi kalbinden yağan
Suyu camıma çarpan...

Toprak titredi, yer yarıldı
Kimler uyandı, kimler uyudu ninnilerle
Yılan kımıldadı deliğinde
Bir köstebek yol aldı ikliminde

Yer sarsıldı, toprak fışkırdı
Bir ses duydum sıcacık
Bir ses duydum anaç
Bir ses duydum, uyandım.

“Kızım” dedi bana “Ne çok uyudun”
“Kızım” dedi bana “İyi ki uyandın”
Elimi tuttu, sesi sesim oldu o an
Bir köprü oldu ışıktan bedeni bana:

“Üstümden yürü kızım yollarını gör
Bu kutsal topraklarda, yoktur arayıp da kaybolan
Bu köprü seni karşı kıyıya taşır, ben yok olurum o an
Orada suretim kaybolan
Güzel kızım, korkun ışık olur beni yeniden bulduğun zaman

Git şöleni başlat
Bu yola feda et, neyin kaldıysa kabuğundan
Kabuk yakışmaz özündeki inciye
Kum fırtınaları yıldırmasın seni
Ve yerin oynaması altında
Bir serçe koydum sol omuzuna
Her sabah sevgini koy gagasına

Şölendir gelecek olan
Çocukların elinden tutacaksın
Kış masalları fısılda kulaklarına
Sesini sevginle katla öyle koy fırına
Sıcak bir ekmek yer gibi doysun kulakları masallara
Bir sınır da koyma aranıza
Sen çocuk ol kana kana
Onlar biraz “Ana” sana...


NAZLI AKIN