20 Ağustos 2014 Çarşamba

Zen ustası

Bugün evi süpürürken “Zen, kuyudan su çekmektir” sözü geldi aklıma. Sabah nahoş bir halde uyandım, ego ataklarım üst seviyedeydi, işe yaramaz hissediyordum. Bu hissi kesin bilirsiniz; ben ona “yaşam sevincini emen memnuniyetsizlik” diyorum. 

Önce köpeğimi gezdirdim ama değişen bir şey yoktu, bütün dünyaya küsmüştüm. Sonra ütü yaptım, ruh halimde belli belirsiz bir huzur oluştu. Ardından evi süpürmeye başladım. İşte o sırada oluşan şifaya yer açtım. Zen ustası haklıydı. Eckhart Tolle haklıydı.  Aydınlanmayı evimin dışında ararken onun evin içinde olduğunu unutmuştum.

Bazen yaşam sorunlarımızın içinde kayboluyoruz. Neşemizi kaybediyoruz. Hislerimiz bile uyuşuyor. Ne istediğimizi anlayamıyoruz. Kendi varlığımızla bağlantıyı yitiriyoruz. İşte öyle zamanlarda yapılması gerekenleri yapmak içimizde oluşan direnci kırıyor. Çamaşır yıkamak, ütü yapmak, köpeği gezdirmek, ekmek almaya gitmek, faturaları ödemek, dolapları temizlemek...

Ne yapıyorsak sadece onu yapmak…

Direnç yaşam sorunlarımızı büyütmekten başka bir işe yaramıyor. En fazla direndiğimiz şeylere toslayıp düşüyoruz sürekli. Yaşamı geldiği gibi kabul etmek için basit işlere saklanmış farkındalığı görmeliyiz. Sorumluluklarımızı yerine getirmenin huzurlu bir yanı var. Tamamladığımız her iş içsel huzurumuza katkıda bulunur. Yarım bıraktığımız her iş içimizi kemirir, enerjimizi emer.

Nazlı Akın