29 Eylül 2014 Pazartesi

Yeşil yağmur

Yeşil bir yağmur yağıyor şimdi
Niyetlerimiz tek niyet
Kalplerimiz tek kalp

Gökyüzü duyuyor bizi
Melekler dokunuyor bulutlara


Yeşil bir yağmur yağıyor şimdi
Ne olur kapat şemsiyeni


nazlı akın <3 

Şifalı cümleler

İçimdeki ilahi gücü aktive ediyorum. Yaşadığım her sorunun ilahi gücü büyüttüğünü idrak ediyorum. Yaratıcı gücüm Yaratan'ın kalbime koyduğu en kutsal hazinemdir. Yaratıcı gücümü aktive ediyorum. 

Tüm yaşam sorunlarımın ötesinde daima ne kadar sevildiğimi hissettiren görünmez alemin şifa dolu titreşimlerini varlığıma davet ediyorum, kabul ediyorum.

Ben sonsuz sevgiyim. Ben sınırsız şefkatim. Kutsal olan tüm değerleri içimde aktive ediyorum. Her ne yaşarsam yaşayayım sevginin krallığında kalmaya niyet ediyorum.

melek fısıltıları 

27 Eylül 2014 Cumartesi

Fısıltı

Bir annenin çocuğunu sevdiği gibi sevin birbirinizi. Bir anne çocuğunu hatalarına rağmen sever, hatalarınıza rağmen sevin birbirinizi.

Konuşun birbirinizle, sahip çıkın dostluklara, dinleyin, anlaşın, anlayın birbirinizi. Yaşama uyum sağlayın yavrularım, her bir anın tadına varın. Ömrünüze neşe katın çocuklarım.

Siz kenetlendikçe birbirinize, dünya ışıkla doluyor. Siz sevdikçe birbirinizi dünya şifayla doluyor. Siz "tek" olduğunuzu idrak ettikçe dünyanızın titreşimleri değişiyor.

Var olmak, uyum sanatıdır çocuklarım. Yaşama aşık olun! Aşk'la yaşadığınızda kalbinizde şefkat hüküm sürer. Şefkatin krallığında bütün olumsuzluklar kumdan kaleler gibi kolayca dağılır. Şefkat varlığınıza saklanmış en kutsal histir.

Ben binlerce anne şefkatiyle seviyorum sizleri, her birinizin saçınızın her bir telini öpüyorum. Kalbinize sağanak sevgi yağmurları yağdırıyorum büyüsün diye tarlaları. Çocuklarınızı çocuklarım biliyorum, her gece uykularında nöbet tutuyorum. Sizi sevdikçe sevesim geliyor yavrularım, kalbimde her gün daha da büyüyor yeriniz. Her biriniz için bir tarla suluyorum topraklarımda, tohumlar serpiyorum niyetlerinize... Evim evinizdir, kalbim, kalbinizdir.

Siz birbirinizi her şeye rağmen sevdikçe kalbim mabedinizdir.

Melek fısıltıları 

26 Eylül 2014 Cuma

Teşekkür ederim

Bu sayfanın tohum niyeti "birlik" hissi içinde yayın yapmaktır. Hepimiz yaşam koşullarımız, inançlarımız ve dünya görüşlerimize rağmen biriz. 

Her varlık kendi sürecini yaşarken unutulmaması gereken en önemli şey aslında birbirimizden çok farklı olmadığımız. Deneyimlerimiz başka olsa da bu yolculukta hepimiz aynı sona doğru yürüyoruz.

Doğuyoruz ve ölüyoruz ama yaşarken birbirimize ihtiyacımız var. Dünyadaki en tehlikeli salgın "yalnızlık". Bilgisayarlarımız, tabletlerimiz, cep telefonlarımız sıcak bir sohbetin yerini tutabilir mi?

Kendimize her gün biraz daha yabancılaşırken, yolda yürüyen makineler haline gelmek üzereyiz. İnsan ilişkileri yerini sosyal medya ilişkilerine bıraktı. Kalbimizde her gün daha fazla acı büyütüyoruz. Kim olduğumuzu tamamen unutmanın soğuk acısı. Öyle kolayca hissedilmiyor. Biz buz tutmaya devam ettikçe de kalbimizdeki ilahi ateş hiç yanmayacak.

Sevgi, samimiyet, ilgi, hoşgörü gibi değerlerin üstünü çiğnediğimizin farkına varmaya başlamalıyız. Bir araya gelmeli, gerçek mekanlarda, gerçek insanlarla, gerçek sohbetler etmeliyiz.

Benzerlerimizle birlikte olmaya, birbirimizi dinlemeye, kahkaha atmaya, gözyaşı dökmeye ihtiyacımız var. Ruhumuzu diriltmeye çok ihtiyacımız var.

Işığa bakan tüm niyetlerimiz gerçek olsun.

Hepinizi çok seviyorum. 



nazlı akın   

https://www.facebook.com/MELEK.FISILTILARI

25 Eylül 2014 Perşembe

İyi ki doğdun

Yarın bloğumun doğum günü.  

Facebook https://www.facebook.com/MELEK.FISILTILARI sayfam üzerinden bir çekiliş yapıyorum. 

Çekiliş sonucu bir kişiye ismine özel fısıltı yazacağım. Eğer katılmak istersen sayfayı facebook üzerinden beğenmeli, paylaşmalı ve sayfa üzerinden bana mesaj yollamalısın. 

Sevgiyle...

Nazlı Akın

Fısıltı

Fısıltı: Kendine bağışla! Kalbinin orta yerinde affedilmeyi bekleyen ve kendini suçlu hisseden biri var. O sensin! Ancak kendini affederek sorunlu ilişkilerini şifalandırabilirsin. Kendile olan ilişkin, başka her şeyle olan ilişkini belirler.

Bugün beyaz bir sayfa aç kendin için. Bugün şefkatle dokun kendine. Gözlerinin içine sevgiyle bak! Uzun zamandır ihmal ettiğin tek ilişki kendinle olan ilişkin. Bugün kendini al, sevgi kapısından içeri girin.

Ancak kendine şefkat duyanlar şefkatli olabilir. Ancak kendini sevenler başkalarını sevebilir.

Bugün duy kendini. Dinle! Ve kendin için mutlaka bir şeyler yap! Her gün küçük bir adım, her gün biraz emek.

Kendini yakalamak için peşine düşmelisin. 



https://www.facebook.com/MELEK.FISILTILARI

19 Eylül 2014 Cuma

İlahi aşk

Gözlerimi kapadım ve ellerimi gökyüzüne kaldırdım. 

“Sana her zamankinden daha çok sığınıyorum Rabbim. Kalbimin senin ilahi titreşimlerini hissetmeye çok ihtiyacı var. Ruhum aşkından yansa, varlığım ışıkla yıkansa ve ben hep huz
urunda olsam. Sana her daim hazır olsam.

Merkezimde Senin aşkın olunca en aşılmaz sorunlar nasıl da küçülüyor. O aşk ben’i alıyor geriye Senden başka hiçbir şey kalmıyor.

Benim Seninle konuşmaya çok ihtiyacım var Rabbim. Seni daha çok hissetmeye, varlığımın her zerresinde o ilahiliği duyumsamaya çok ihtiyacım var. Aslında benim sadece Sana ihtiyacım var Rabbim…

Unuttuğum zamanlar oluyor şüphesiz, dünyanın cazibesine kapılıyorum ve bazen seni unutuyorum. Ama Sen öyle affedicisin ki…

İşte bu nedenle hep birbirimizi çok sevmemize söyledin bize elçilerin aracılığıyla. Sevginin bize bahşettiğin en şifalı merhem olduğunu biliyoruz. Yine de bazen sevemiyoruz Rabbim, yolundan sapıyoruz. Ama sen öyle şefaat dolusun ki bizi sevmekten hiç vazgeçmiyorsun.

Bizi hep seninle korkuttular Rabbim ama en büyük kötülükler Senin adını kullanıp korku yaratanlardan geldi nedense.

Onlara Senin sevgini ve ışığını yollamamız için bize güç ver!

Onları daima senin gözünden görmemiz için bize güç ver!

Senin koşulsuz sevginin tohumlarını ek kalplerimize.

Yüzlerimize bakan sadece senin ışığını görsün gözlerimizde.
Girip çıktığımız her yerde senin adın anılsın, adımlarımız senin adımın olsun.

İlahi aşkı evden çıkarken yanımıza almayı unutmadığımız kapı anahtarı gibi yanımızda taşıyalım hep. Çünkü o aşk tüm kapıları açan tek anahtardır.

Senin aşkını sihirli bir nefes gibi ruhumuzda hissetmeye niyet ediyoruz.”


melek fısıltıları




15 Eylül 2014 Pazartesi

Fısıltı

Tüm karanlığın sen kabul edinceye kadar kendini kılıktan kılığa sokar. Onu tanımak "farkındalık" ister. Onu kabul etmek "yürek" ister.

Büyük yüzleşmeler, büyük kucaklaşmaları beraberinde getirir. 

İyilik içinden gelerek yapılmıyorsa "iyilik" midir?

Kimliklerin dökülüp saçılması iyidir. Kendini yakalaman için eşsiz fırsatlar sunar.

Kendini tanımak "bilgeliktir".

Kaçtığın her yönün fosforlu bir işaret tabelası gibi girdiğin her yolda kendini gösterecektir. Görmemeyi seçebilirsin. Kaybın iç huzurun olacaktır.

Şeytanıyla yüzleşenler, meleğiyle kucaklaşır.

melek fısıltıları 

11 Eylül 2014 Perşembe

Yeşil vadi

Kısa ömürlü aşkların uzun şiirleri var. 

Yarım kalmış sevdaların boynu bükük öykülerini yazan bir yazar yaşıyor içimde. 

Şair yanım firarda.


Gözlerin yeşil bir vadi.


Derin bir nefes, bir iç çekiş, bir sızı bakışların.


Kaçıyorum. Sana yakala
nmamak için şemsiyemi açıyorum.

Sen gökyüzümsün oysa.


Kaçıyorum. Sana yakalanmamak için perdeleri kapıyorum.

Sen evimsin oysa...


Ben sokaklarda ....


nazlı akın

9 Eylül 2014 Salı

Fısıltı ülkesi

Beni denize götür usta
Dalgalara ruhumu koy
Suyun tuzuna yatır bedenimi

Kum gibi dökülsün sahile gözyaşlarım
Rüzgarla savrulsun sevinçlerim
Geriye hiçbir şey kalmasın benliğimden

Beni yüreğime götür usta
Her anın kutsallığını taşısın kalbim
Zamanın krallığında

Beni yuvaya götür usta
Sevginin büyüsüne
Şifalı dokunuşa
Meleklerin sesini duyduğum
Fısıltı ülkesine…

melek fısıltıları    

8 Eylül 2014 Pazartesi

Beyaz fırtına

Beyaz bir fırtına; güçlü, soğuk, kendinden emin… 

Aşkı savuruyor kalplere…

Dokunduğu ruh, özgürleşiyor.

“Aşk” ne güçlü kelime, sığmıyor kaleme.

Gökyüzünden aşk yağıyor, pencereme rengi vuruyor.

Kokusuyla sarhoş olduğum iklim!

Denizine gönlümü kaptırdığım dilber!

Kapısında uyuduğum, ayak seslerini kulağıma şarkı diye dinlettiğim, gelişini öyle çocuk sevinci ile beklediğim sevgilim…

Gönlüme doğsun güneşin.

Öyle aydınlat ki geceyi; karanlık divane olsun sana...

Öyle aydınlat ki geceyi; karanlık âşık olsun sana.

Gün geceye kavuşur mu? Gün geceye dönüşür olsa olsa.

Beni sana dönüştür. Öylesine sen olayım ki, görünmesin benden bir zerre dahi. Yoksa bu âşık, kapında bir pervane, ışığına çekilen bir zavallı…

Gördüğüm, baktığım sen olduğundan beri, dünya beni eylemiyor.

Onca fani, kaybolmuş bu diyarda. Onca fani, ışığını örtmüş. Yine de sen fışkırıyorsun her bir suretten, bu nasıl iştir?

Yağan her bir kar tanesi, ateşime değiyor. Uyanıyorum, uykunun böylesi görülmedi biliyorum…

Gökyüzü karı bıraktığından beri, teslim ediyorum ben de, sana ait ne varsa. Bırakmanın hafifliğine varıyorum. Bıraktıkça, yaklaşıyorum; yaklaştıkça ölüyorum.

Geriye hiçbir şey kalmıyor senden başka…

yazan:nazlı akın 

7 Eylül 2014 Pazar

Bir kitap oluyor yaşam

Hikaye topluyorum bakışlardan
Masal biriktiriyorum ağaçların altında
Bir kabile, yanan bir ateş
İnsanlar yan yana, göz göze

Herkes öyküsünü anlatıyor 

Herkes anlatanı dinliyor

Bir kitap oluyor yaşam
Sayfaları kalp bahçesinden

Bir kitap oluyor yaşam
Okunmaya değer...


Kalbimin Bahçesi

6 Eylül 2014 Cumartesi

Aldatmak

Az önce Coelho'nun son kitabını bitirdim. "Aldatmak" isimli kitap birçok şey hakkında: 

'Kadın olmak, ihanet, depresyon, cinsellik, haz, mutsuzluk, yalanlar, gerçekler, dürüstlük, doyumsuzluk, aşk, ruhlar, gazetecilik..."

Kitap bitinceye kadar yazarın beni nereden yakaladığını anlamadım. Son satırdan sonra aklıma ilk gelen şuydu:

'Gölgemi yok sayıyorum.' 

Roman kahramanının karanlık tarafları iç
imdeki karanlığa ışık tuttu. Bize en gizli arzularımızdan kaçmayı, karanlığımıza sürekli sırtımızı dönmeyi söyleyen sistem, içimizdeki şeytan aşırı derecede aktif hale gelip haletimizi ele geçirince suçluluk duymaktan başka bir şey öğretmiyor . Oysa karanlığının gözünün içine bakmadan ışığını fark edemiyorsun. İnsan olmak yoğun duygu geçişlerini beraberinde getirebiliyor. Arzularımız her gün büyüyüp yeni bir kimlik kazanıyor. Korkularımız durmadan açığa çıkıyor. Sorumluluklarımız artıyor. Stres bedenimizi ele geçiriyor.

Ve bazen insan hata yapmak istiyor. Rutini bozmak, yaşadığını hissetmek, varoluşa uyum sağlamak istiyor.

Şimdi gölgemi düşünüyorum. İçimde hep gitmek isteyen bir kadın var mesela...

Nereye, nasıl gideceğini tasarlamadan yola çıkmak isteyen biri. O kadını anlamak istiyorum. Macera her yaşta ilgimizi çeker. Merak ve heyecan yaşamın lezzetini arttırır. Gitmek isteyen yanımızla kalmak isteyen yanımız arasında bir köprü kurmak mümkündür. Bir yanımızı yok saymak köprüleri yıkar. İçimizdeki yolcuya saygı duymak onun karanlığını anlamakla başlar.

Aydınlık taraflarımızı sevmek kolaydır. Zor olan meleğimizin şeytanımıza saygı duymasıdır. Onun sesini bastırmaya çalışmak o sesi yükseltmekten başka işe yaramaz. Bu gölge yanımızın her istediğini yapmak anlamına gelmese de onu tanıdığımızı gösterir. Onu tanımamak şu yaşamdaki en büyük dertlerden biri olsa gerek...

Çünkü siz onu tanıyıncaya kadar kendini sürekli ortaya atacaktır. Süreklilik gösteren bu durum fark edilmezse bir ömür boşa geçirilmiş demektir.

Onu tanımadan kiminle yolculuk ettiğinizi bilmezsiniz. Günün birinde tamamen gölgeniz olmanız mümkündür, bu da varlığınızdaki öze ait tüm izlerin silinmesi anlamına gelir.


yazan: Nazlı Akın

Fısıltı


Uyum sağlamak varoluşun anlam kapısını açmaktır. 

Uyum sağlamak sonsuz sevgi, sınırsız şefkat olduğumuzu fark etmektir. 

Varlığın ruhla kusursuz dansıdır uyum! 

Her şeydeki canı gören göz , fısıldayan melekleri duyan kulaktır! 

Uyum ruhu huzura boyayan fırçadır!

Nazlı Akın 

2 Eylül 2014 Salı

Fısıltı

Günün melek fısıltısı: Rengarenk bir günü renklerle karşıla! Bugün bir çocuk gibi renkli giyin, bir çocuk gibi düşle, bir çocuk gibi iste! Yaşama sevincini geri kazanmak için çocuğu yakala, elinden tut ve oyunun hakkını ver.

Melek fısıltıları