8 Eylül 2014 Pazartesi

Beyaz fırtına

Beyaz bir fırtına; güçlü, soğuk, kendinden emin… 

Aşkı savuruyor kalplere…

Dokunduğu ruh, özgürleşiyor.

“Aşk” ne güçlü kelime, sığmıyor kaleme.

Gökyüzünden aşk yağıyor, pencereme rengi vuruyor.

Kokusuyla sarhoş olduğum iklim!

Denizine gönlümü kaptırdığım dilber!

Kapısında uyuduğum, ayak seslerini kulağıma şarkı diye dinlettiğim, gelişini öyle çocuk sevinci ile beklediğim sevgilim…

Gönlüme doğsun güneşin.

Öyle aydınlat ki geceyi; karanlık divane olsun sana...

Öyle aydınlat ki geceyi; karanlık âşık olsun sana.

Gün geceye kavuşur mu? Gün geceye dönüşür olsa olsa.

Beni sana dönüştür. Öylesine sen olayım ki, görünmesin benden bir zerre dahi. Yoksa bu âşık, kapında bir pervane, ışığına çekilen bir zavallı…

Gördüğüm, baktığım sen olduğundan beri, dünya beni eylemiyor.

Onca fani, kaybolmuş bu diyarda. Onca fani, ışığını örtmüş. Yine de sen fışkırıyorsun her bir suretten, bu nasıl iştir?

Yağan her bir kar tanesi, ateşime değiyor. Uyanıyorum, uykunun böylesi görülmedi biliyorum…

Gökyüzü karı bıraktığından beri, teslim ediyorum ben de, sana ait ne varsa. Bırakmanın hafifliğine varıyorum. Bıraktıkça, yaklaşıyorum; yaklaştıkça ölüyorum.

Geriye hiçbir şey kalmıyor senden başka…

yazan:nazlı akın