Bu Blogda Ara

31 Aralık 2014 Çarşamba

Mutlu seneler

Bedenlerimizin ve ruhlarımızın uyum içinde yaşadığı, farkındalıklarımızın çoğaldığı, ilahi aşkın kalbimizden taşıp yayıldığı, huzurlu bir sene diliyorum.

Nazlı Akın 


23 Aralık 2014 Salı

Şifalı rüzgar

Dışarıda insanın içini temizleyen, şifalı bir rüzgâr var. Rüzgârın gücü ve temizleyen enerjisi varlığımıza şifa hediye ediyor.

Şimdi geçmişten gelen, üstünüze yapışmış tüm negatif tortuları rüzgâra bırakın.

Şimdi kurtulmak istediğiniz, hapsedip tuttuğunuz tüm korkuları rüzgâra bırakın.

Şimdi sevgisizliği, depresyonu, tembelliği, kurtulmayı isteyerek rüzgâra bırakın.

Şimdi aklınızda gezinen gereksiz düşünceleri, zihindeki çöpleri rüzgâra bırakın.

Şimdi bırakın temizlesin sizi rüzgâr. Aşkla, coşkuyla…

Sonra güneşin parlak ışıklarını davet edin. Sarı, parlak ışınlar kalbinizi cilalasın. 

Varlığınız ışıkla dolarken hafifleyin.

Dingin olmanın ilahi gücünü hissedin.

Ve artık başkalarından beklemeyelim. Biz çalışalım, üretelim, paylaşalım. Kendimiz için harekete geçmenin motive eden güçlü enerjisini hissedelim. Dışarıdan beklemek içsel gücümüzü örter. Yeteneklerimiz körelir. Tanrı’dan bile mecbur kalmadıkça istemeyelim yoksa içimizdeki o büyük güç hiç açığa çıkmayabilir. Zaten içsel gücümüzün kaynağı Tanrı’dır, bizi dürten, harekete geçiren O’na duyduğumuz aşktır.

Bu sene varlığımızı yükseltmek için kendi üstümüzde çalışmanın senesi olsun.
Hepimizin ilahi tarafıyla buluştuğu, ışığının yükseldiği, yeteneklerinin görünür olduğu bir alan var.

“İlahi potansiyelim nerede saklı?”
“Tanrı’yı en iyi ne yaparken işitiyorum?”
“İçimdeki bilgelikle nasıl buluşurum?”
“Ne yaparken enerjim yükseliyor, motive oluyorum, yaşadığımı hissediyorum?”

Lütfen yukarıdaki soruları kendinize sormaktan çekinmeyin.

Yeni sene “yeni size gebe” olsun. En yüksek potansiyeliniz görünür olsun. Hizmet aşkı varlığınızda güneş gibi doğsun. Çok sevin (önce kendinizi), çok sevilin. Bir çocuk gibi yaşamın tadına varın. Eğlenin, gülün, dans edin. Öğrenin, öğretin, derinleşin.

Varoluşa duyduğunuz aşk “yolunuz” olsun.

Nazlı Akın


20 Aralık 2014 Cumartesi

İç sesini işitmeyi öğrenmek

İnsan kendi iç sesinden ve yakınındakilerden hep güzel sözler işitmek ister. Farkındalığı azsa kötü huylarını görmez, iç sesini duyamaz bile. Birbirimize yapıcı eleştiride bulunmak bir rehberlik biçimidir. Kırıcı olmadan, yumuşak bir enerjiyle, duygudaşlık kurarak söylediğimiz yapıcı eleştiriler etrafımızdakiler için kapı açabilir. Fark etmediği bir huyunu fark etmesine yol açabilir ama yine de dikkatli olun çünkü kimse eleştirilmekten çok hoşlanmıyor.

Gelelim kendimizi eleştirebilme yeteneğimize yazının konusu bu. Çoğunuzun temiz bir iç sese sahip olduğuna eminim sorun onu ne kadar işitmek istediğimiz.
Hani doymuşken “ikinci tabağı yeme” diye yumuşakça fısıldayan, öfkeliyken “şimdi konuşmak için iyi bir zaman değil, sus” diyen, sürekli şikâyet ederken “teşekkür ederim” diyen o ılımlı, yumuşak ses… 

Daima işbirliği içinde olmayı seçen, sağduyulu, iyileştirici olan bu ses hükmedici değildir ama söylediklerini dinlemek istersiniz. O yapma derken yaptığınızda ve sonuçları görünür olduğunda “keşke o sesi dinleseydim” dersiniz. Bilirsiniz ki o ses hiç yanılmaz; çünkü varlığınızın bilge yanıdır…

Bazen sizi karşısına alır ve en yakın dostunuz gibi söyleşir. Bazen “güzel çocuk” der bazen “evlat” der. Daha az uyumanızı, daha çok kitap okumanızı, şikayet etmek yerine şükretmenizi, doyunca yemeyi bırakmanızı, öfkelendiğinizde susmanızı, tembelleştiğinizde hareket etmenizi tatlı bir sesle size anlatırken onu dinlemek güzeldir. 

Asıl iş söylenenleri unutmamak, hatırlayarak yaşamaktır. Oysa bizler çoğu zaman o sesi dinlemeye bile tahammül edemeyiz. Kendimizi şifalandırma yeteneği ellerimizde un ufak olur çünkü iyileşme süreci kendini tanımak ve sorunları çözmeye istekli olmakla başlar.

Bu andan itibaren o temiz sesi işitmeye niyet edelim. Her zaman eleştirmediğini de ekleyelim. Bazen yaptığınız güzel işler için “aferin sana evlat” ya da “iyi iş çıkardın ortak” diyen de onun sesidir.

Nazlı Akın



18 Aralık 2014 Perşembe

Yeni yıl meditasyonu

Şefkat, işitilmemiş kalplerimizin en acil ihtiyacıdır.

Negatif duygularımız bir sis bulutu gibi kalbimizden gelen temiz iç görüleri görünmez kılar. Önce şefkat yok olur, o yok olduğunda tökezleriz.

Sisi kaldırmak için kendimizi çok iyi tanımalıyız çünkü hava koşullarını yaratan biziz. Yoğun bulut kümelerine benzeyen düşüncelerimiz en kutsal duyguların akışına engel olur. Bu nedenle bütün kutsal kitaplar düşüncelerimizden de sorumlu olduğumuzu söylemiştir.

Düşünce kalbe indiğinde gerçek evimiz duman altı olur. Hele başkalarıyla ilgili negatif düşünceler evimize en fazla zarar verenlerdir. Yıkıcıdır bir başkasıyla ilgili kötü düşünmek. Ve sahibine geri dönen bir top gibidir.

Kalplerimiz bizim gerçek yuvamızdır. Temiz kalplilerden olmak bizim bu yaşamdaki en kutsal sorumluluğumuzdur.

30 Aralık salı günü gerçekleştireceğimiz yeni yıl meditasyonunun amacı gerçek yuvamızı arındırmak, yeni enerjilere yer açmaktır.


Arınmak için önce içimize tıktığımız tüm korkuları serbest bırakmalıyız. 

Kırgınlıkların en yüksek hayrımıza hizmet etmediğini idrak etmeliyiz. 

Kalbimizde önce kendimize duyduğumuz sevgiyi büyütmeliyiz. Kalbimizdeki cennette yaşamanın yolu sevginin rotasından çıkmamaktır. Sevgi bir pusula gibi daima gitmemiz gereken en ışıklı yönü gösterecektir. Yeter ki temiz kalplilerden olalım...

Not: Meditasyona katılmak isteyenler akinnazli05@gmail adresine mail gönderebilir ya da aşağıdaki linke tıklayarak etkinliği gözden geçirebilir.


https://www.facebook.com/events/441054406043573/?ref=22

8 Aralık 2014 Pazartesi

Yoganın faydaları

Yeniden öğrenci olduğum şu özel günlerde inanın çoğu gece heyecandan uyuyamıyorum. 

22 kasımda İstanbul Yoga Merkezinde (http://www.yogamerkezi.com/index.html) 7 ay sürecek yoga eğitmenliği sertifika programına katıldım. 


Yoganın felsefesini derin bir hayranlıkla dinlerken, duruşlarda bedenimin sınırlarının nasıl genişlediğini gözlemliyorum.

Düzenli yoga yapmanın sonsuz faydaları var. Boynumda başlayan ve koluma vuran ağrılar yüzünden yataktan ağrılar içinde uyanıyordum. Ağrılarım son buldu ve boyun kaslarım her gün daha da güçleniyor.

Şeker krizlerim sona erdi. Kilo vermek istiyorsanız kesinlikle yogayı öneriyorum. Çünkü sadece yağlarınız erimiyor, doğru nefes almayı da öğreniyorsunuz. Doğru nefes almak uzun ve sağlıklı bir yaşam demek.

Hiç meditasyon yapmamış biri için yoganın zihin üzerinde meditasyon kadar dinlendirici etkileri var. Zihniniz çok aktifse, duygularınıza söz geçiremiyorsanız yoganın mucizeler yarattığını fark edecekseniz.

Yoga nefsini dizginleme sanatını usta çırak ilişkisi içinde öğretirken varlığıma neşe pompalıyor. Yıllar içinde üstünü örttüğüm en güzel yanlarım bu köklü ve değerli öğretiyle kendiliğinden açığa çıkmaya başlıyor.

Çocuksu bir neşeyle her anın tadını çıkarmak için "yoga"; uyguladığım ve sonuç aldığım en iyi yöntem.