9 Ocak 2014 Perşembe

İLAHİ KARŞILAŞMALAR


Her hikâyeyi oluşturan yapı taşları vardır. Bireysel tarihimize imzasını atmış bazı insanların kokusu ruhumuza siner. Büyük bir travma büyük bir dönüşümün başlangıcı olabilir. İlk önemli hayal kırıklığım başka bir kadınla ilgiliydi.

O zamanlar çok gençtim, birinin senden bir şey alabileceğine inanıyordum, alanın da verenin de O olduğunu idrak etmem uzun sürdü. Yıllar geçtikçe yeniden içime bakmaya başladım ve ışığıma teslim olup yolculuğa çıkmaya karar verdim. 
Bu yolculuk hiç bitmiyor, hala yoldayım ama o kadın olmasaydı kendimi hiç sorgulamayacaktım belki de.

Başkalarını suçlamak her zaman çok kolaydır. Zor olan bir başkası olmadığını idrak etmektir. Hayat yolunda, karşına senden başka kimse çıkmaz. Bu anlaşılması zor bir bilgidir. Ama biraz düşününce, suçladığımız ya da çok sevdiğimiz herkesten izler taşıdığımızı kabul ederiz. 

Her karşılaşma ilahidir. Yaşattığı duygu kalbinizi de acıtsa içinizi de açsa birdir. 

Mesaj kusursuzdur:

“ O sensin!”

O SENSİN

O hoşlanmadığın kadın var ya; o sensin.

İyi bak ona, çok iyi incele onu, neyini sevmiyorsan, sende de var. Hangi huyuna tahammül edemiyorsan sen de aynı huya sahipsin. Yıllarca yargıladın o kadını, hakkında konuştun, olur olmaz şeyler düşündün.

Bugün anlıyorsun değil mi? O kadın sensin.

Şimdi bu gerçeği fark ettiğine göre, selamla o kadını. Kabul et. Kendinde görmek istemediğin, her karanlık noktaya ışık tuttu.

O beğenmediğin adam da sensin. Çok yüksek sesle konuşuyor değil mi? İçindeki hangi kavgayı duyurmaya çalışıyor sana? Ego sorunları var değil mi? Sen de egonu terbiye etmeye çalışırken zorlanıyorsun.

Alt dairedeki komşular mesela; sana kendi balkonunu sildirirken aşağı kattakileri hiç düşünmeden kendi balkonlarını foşurdatarak yıkıyorlar.
 “Hiç adil değil” diyen sesini duyuyorum.

Hiç mi haksızlık etmedin? Sen tam anlamıyla adil olmadan, komşun da olmayacak.

O yüzünü allığa bulayan, sürüp sürüştüren, takıp takıştıran kadına sinir oluyorsun değil mi?

Olma! Neyi saklıyorsa onca boyayı sürerken yüzüne, sana ayna tutmak için yapıyor. Sen ona bakıp kendinden gizlediklerini fark et diye.

O yalancı arkadaşın var ya; o da sensin. Kendine söylediğin onlarca yalanı düşün şimdi. Örnek ister misin? Artık daha disiplinli olacağıma söz veriyorum, bundan sonra tatlı yemeyeceğim, sabahları erken kalkıp spor yapacağım, daha az televizyon izleyeceğim...

Sana kendi gerçeğini hatırlatan herkes, seni biraz rahatsız eder. Şimdi o insanlara teşekkür etme zamanı. İyi ki var onlar. Çünkü göz, çoğu zaman kendi çöpünü görmez; başka biri ona ayna oluncaya kadar.

Aslında hepsi sensin.


Kabul etsen de, etmesen de…

NAZLI AKIN