22 Ocak 2014 Çarşamba

Kardeşlik

Kız kardeşlerim;

Hassas bir dönemden geçiyorum ve benimle aynı durumda olan kadın arkadaşlarım ve kendim için bu yazıyı yazmak istedim. Son zamanlarda, kadının kadına bilinçli olarak zarar vermek istediği bazı olayları kendi yaşamımda ve yakın çevremde gözlemledim. Ortada bir gerçek var ki erkeklerin dostluk anlayışları ve birbirlerine olan bağlılığı kıskançlık ve rekabet duygularını minimum seviyede içeriyor.

Kadınların birbiriyle birçok alanda yarıştığını görmek için uzaklara bakmaya gerek yok. Oysa şefkat, merhamet, anaçlık gibi duygular söz konusu olduğunda akla genellikle dişi enerji gelir. Sevmek ve karşılıksız vermenin dünyadaki karşılığı da annelerimizdir. Böylesine kutsal duygular ve kadınlık birlikte anılır. Durum böyleyken kadının, başka bir kadını hedef alarak zarar vermeye çalışması akıl almaz bir durumdur.

Şüphesiz yaşanan her olay getirdiği deneyimle içimizdeki bilgeye giden yolu açar. Karşımızdaki her kimse bize ne yaptığı değil nasıl aynalık ettiği önemlidir. Ama gönlüm kaldırmıyor, kadının kadına zarar vermesini, kıskanmasını, rekabet duygularıyla yaşamasını…

Öte yandan şunu da çok iyi biliyorum hiçbir erkek bir kadını başka bir kadının anlayacağı gibi anlayamaz. Bizim birbirimize bakışımız, sahiplenişimiz, desteğimiz çok kuvvetlidir çünkü kalpten gelir. Bu yazıyı yazarken kalbimizde birbirimize olan sevgimizi ve bağlılığımızı bin misli arttırmaya niyet ediyorum.

Kız kardeşlerim; gölgemizin köpürdüğü, karanlığımızın gözlerinin içine bakıp, yüzleşmeye mecbur olduğumuz günlerden geçiyoruz. Varlığımızdaki güç, gölgemiz yıkanırken artarak, katlanıyor. Arınmak ve birlik duygusuyla dolmak ruhlarımızı yakınlaştırıyor.

İçimdeki şefkatli kadın her birinizin kalbini hissediyor, sizdeki şefkatli kalple bir olmanın tadını çıkarıyor. Kardeşlik ruhu bir ateş gibi yanıyor içimde, elimdeki meşaleyi o alevde yakarak, bu ruhu yaymaya adıyorum varlığımı.

O ateşten bir meşale alıp benimle yürüyen tüm kız kardeşlerimi sevgiyle ve aşkla selamlıyorum…

NAZLI AKIN