Bu Blogda Ara

31 Ocak 2015 Cumartesi

Sevgi duası

Yaşamlar bahşeden Rabbim! 
Lütuflar bahşeden Rabbim!
Acıları yok eden Rabbim!

Duygusal ve zihinsel rahatsızlıklarımı Senin şifalı ellerine bırakıyorum. 
Fiziksel hastalıklarımı Senin şifalı ellerine bırakıyorum. 

Tekrarlayan yaşam sorunlarımı Senin şifalı ellerine bırakıyorum.

Alt benliğimin karanlığı ellerinde ışıklansın.
Gölgem Senin sonsuz sevginle dönüşsün, deva bulsun.
Bütün korkularım şefaatinle yıkansın.

Şah damarımdan yakın olan Rabbim! Seni tüm varoluşta "birlik" olarak idrak edebilmem için kalbimin kapılarını açık tutmama yardım et.


Sevginin, şefkatin hüküm sürdüğü bir dünya için ayrılık illüzyonundan kurtulmama yardım et!

Yaşadığım her anı Senin ilahi sevgine adıyorum. Bir sevgi elçisi gibi yaşamama yardım et! 


Nazlı Akın



23 Ocak 2015 Cuma

Dua

Bir sevgi duası başlat kalbinden gelen
Bir sağlık duası başlat kalbinden gelen
Bir bolluk duası başlat kalbinden gelen

Temiz olsun niyetin
Yavaş olsun nefesin

Güçlü olsun bedenin
Aşkla dolsun iç sesin

Vicdanın rehberin olsun
Huzur doğal halin...


https://www.facebook.com/MELEK.FISILTILARI

Fısıltı


Huzura bakan bir pencere aç kalbinde
Dinginliğin rüzgarını içine çek
Nefesine dolan yumuşaklığı al
Sevgiyle geri ver

Aşka bakan bir pencere aç içinde
Baktığın her şeyde O'nu gör

Umuda bakan bir pencere aç evinde
Neşeni hiç kaybetme

Sevgiye bakan bir kapı aç gönlünde
Birlik bilinci yayılsın diye

Bir güneş gibi olmak için
Işığını hediye et gittiğin her yere


Melek Fısıltıları

17 Ocak 2015 Cumartesi

Bir yoga öğrencisinin notları

Üç aydır her gün yoga yapıyorum, bedenime olan faydalarından söz etmeyeceğim çünkü artık doktorlar bile "yoga yapın" diyor. Yoganın, duygularımı, düşüncelerimi nasıl şifalandırdığını yazmak istiyorum.

Hepimizin kötü alışkanlıkları, bırakmak istediği davranışları var. Biliyoruz ki insan olmanın ilk koşulu kendimize ve diğer canlılara zarar vermeden yaşamaktır.

Hayatta işler istediğimiz gibi gitmeyince duygularımızda kaybolabiliriz, acılı hikâyemizden beslenebiliriz, kendimizi haklı bulma tuzağına düşüp etrafımızdakileri suçlayabiliriz. Başa çıkamadığımız duygularımızla birleşip alkol ve sigara tüketimimizi çoğaltabiliriz. Kendimize karşı kalbimizi katılaştırıp, suçlamalara girişebiliriz.

Düzenli olarak yapılan yoga duruşları, bedensel ve zihinsel farkındalık geliştirmemize büyük katkı sağlar. Sağlıksız duygularımız kendiliğinden şifa bulurken, zihnimiz arılaşır.

Yoganın can taşıyan tüm varlıklara en az zarar vererek yaşamayı öneren felsefesi, sevgiyi ve kutsal değerleri diri tutar. İçimizde ölmeye yüz tutan değerler zorlama olmaksızın canlanır. Sadece kendimizi düşünme hastalığı varlığımızda daha az yer tutmaya başlar. Bedenimiz güçlendikçe, esnedikçe, gevşedikçe, aklımız sakinleşir. Temiz düşünceye ve saf bir kalbe sahip olmaya başlarız.

İnsan olmanın tüm gizemini sade bir dille anlatan yoga öğretisi, tüm dinlerin ötesine geçen bir anlayışla sadeliği, birlik bilincini, kutsal değerleri, bedenimin değerini bana yeniden hatırlatıyor. Hatırladıkça neden dünyaya geldiğimi daha sık sorguluyorum. Yaşam amacımın peşine daha büyük aşkla düşüyorum.

Kalbimdeki aşk büyürken şifalanıyorum. Hem de kendi ellerimle, kendi ayaklarımla… Özgürleşerek, eğilip bükülerek, severek…



not: Her perşembe meditasyon ve başlangıç yogası yaptığımız küçük grubumuza katılmak isterseniz lütfen mesaj yollayın.

11 Ocak 2015 Pazar

Fısıltı

Günün melek fısıltısı: Gökyüzünün kucağındayken yaşadığın tüm sıkıntıların bir anlamı var. Seni kucaklayan semavi gücü hissediyor musun? Sen sıkıntılı gibi görünen deneyimleri yaşayıp içindeki bilgiyi çıkarmaya çalışırken unuttuğun bir şey var:

"Seni çok seviyoruz. Koşulsuz... İzin verdiğinde kalbini öpüyoruz, sırtının üstünde ışıktan bir dokunuşla geziniyoruz, gözyaşlarını siliyoruz ağladığın zaman...

Şikayet etmeksizin teslim olanların kulağına yaşadığı zorlukların anlamını fısıldıyoruz."

Zorluklar, yaşam deneyiminin parçasıdır, üst varlığının onayını almış ve hayatına giriş yapmıştır. Stratejik olmayan, beklentisiz bir teslimiyet ilahi rehberliği otomatik olarak devreye sokar. İlahi rehberlik, anlayışını yükselttiğinde senin için bir ateş yakar. Ateşe korkusuzca atlayanlardan ol! Ateşe korkusuzca atlayanlar bir başkası için ateş yakma hakkına sahip olanlardır.



https://www.facebook.com/MELEK.FISILTILARI/photos/a.429152447194395.1073741825.429151400527833/633462863430018/?type=1&source=11

9 Ocak 2015 Cuma

Fiilin sırrı

Hiç kalbinizin çapının ne kadar küçük olduğunu hissettiniz mi? Ben hissettim. Her sevgisizliğin nedeninin kendinizi çok az sevmekten kaynaklandığını fark ettiniz mi? Ben fark ettim…

Hiç kalp kırdıktan sonra en çok kendi kalbinizin kırıldığı, duvara attığınız hiçbir topun attığınız yerde kalmadığı, mutlaka aynı hızla size geri döndüğü bir şeyler yaşadınız mı? Ben yaşadım.

Kendimi insafsızca yargılarken, yargılandım. Ama kırdığım kalbi onarmak için elimden geleni yaptım. Mevlana’nın çok sevdiğim bir sözü var:

“Ya kırdığın gönlü Allah seviyorsa? Bilemezsin, bilseydin ödün kopardı.”

Tabi benim kalbimi de kırdılar. Top aynı hızla kalbime geri döndü. Sessizliğin değerini, susmanın kutsallığını, içe dönüşün dinginliğini yaşadım. İyinin ve kötünün birbirine ayrılmaz iplerle bağlı olduğunu gördüm.

Aşağıdaki satırlar “Fiilin sırrı” “Karma yoga” isimli kitaptan derlenmiştir. (Swami Vivekananda- Purnam yayınları) Eğer fiilin sırrı üzerine derinleşmek istiyorsanız lütfen kitabı satın alıp okuyun. 

Fiillerimin sonuçlarıyla ilgili derin tefekkürde olduğum şu son zamanlarda kitap anlayışımı genişletirken yolumu aydınlattı. “Olan kutsaldır” sözünün değerini içselleştirmeme yardım etti.

Yaşamda her zaman iyi ya da kötü gibi görünen olaylarla karşı karşıyayız. Yorumsuz kalabilmek, olaylara tarafsız kalabilmek, O’nun hepimizin Rabbi olduğunu, bizi severken iyi ya da kötü diye ayırmadığını anlayabilmek hiç kolay değil. Anlayışımızı derinleştirmek bence iyi bir şifalanma yöntemi. Aşağıdaki satırları sizlerle bilinçlerimize ışık olsun diye paylaşıyorum.

Sevgiyle…

“Kendinizi hiçbir şeyle özdeşleştirmeyin. Aklınızı serbest bırakın. Gördüğünüz her şey, acı ve ıstıraplar, bu dünyanın gerekli koşullarıdır; yoksulluk, zenginlik ve mutluluk yalnızca anlıktır; bunlar asla gerçek doğamıza ait değildir. Doğamız ıstırap ve mutluluğun çok ötesindedir, hayal gücünün ötesindedir ve yine de her zaman çalışmaya devam etmeliyiz.

“Istırap, bağımlılıkla gelir, fiille değil.”

Kendimizi yaptığımız işle özdeşleştirdiğimiz anda ıstırap çekeriz, fakat kendimizi yaptığımız işle özdeşleştirmezsek, bu ıstırabı hissetmeyiz. “Ben ve benim” duygusu tüm ıstırabın nedenidir. 

Sahip olma hissiyle benmerkezcilik gelir ve benmerkezci her düşünce, bizi ilgili şeye bağımlı kılar ve anında köleleşiriz.

Saflık ve murdarlık, zarar verme ve zarar vermeme olarak ele alınırsa, ne kadar uğraşırsak uğraşalım, mükemmel bir şekilde murdar herhangi bir fiil olamayacağını görürüz. 

Diğerlerini incitmeden nefes alamayız. Yediğimiz her lokma başkasının ağzından alınmıştır. Yaşamımız, başkalarının yaşamını dışarı iterek, saf dışı bırakır. Bu yaşam, bir insana, bir hayvana veya bir mikroba ait olabilir, mutlaka biri ya da diğeri saf dışı kalacaktır.

Dünyadaki ıstıraplar yalnızca fiziksel yardımla iyileştirilemez. Kişinin doğası değişinceye kadar, bu fiziksel ihtiyaçlar her zaman ortaya çıkacak, ıstırap hep hissedilecek ve fiziksel yardımın hiçbir dozu, bu ihtiyaca ve ıstıraba hiçbir zaman çare olmayacaktır.


Fiilin sırrı” “Karma yoga” isimli kitaptan derlenmiştir. (Swami Vivekananda- Purnam yayınları)