2 Mart 2015 Pazartesi

Ağrılarım neden bir türlü geçmiyor?

https://yogakulubu.wordpress.com/

Kaygı, stres, endişe, öfke gibi negatif duygular sinir sistemimizi harekete geçirir ve bedenimize bazı emirler vermeye başlar, ilgili hormonları salgılarlar. Aynı mantıkla, bedenimizdeki rahatsızlıklar, kendi kendine gerçekleşen durumlar değildir. Bir şekilde ilgili merkezden emir almıştır. Kolumuz kendi kendine kalkmaz, değil mi? Aynı şekilde boyun fıtığımız, dalağımız, dolaşım sistemiz gibi tüm bedensel fonksiyonlarımız da emir-komuta zinciri ile hareket ederler.
Örneğin, uzun süren bir stres nedeniniz varsa, bu durum zamanla kişide kas spazmı yaratır. Kas spazmı (yani stres) devam ettikçe, sinirlere bası yaparlar. Bu durumun adı fıtıktır. Nedeni bilimsel olarak tam olarak belli olmayan bu ağrılar günlük hayatımızı etkileyecek durumlara kadar ilerleyebilirler. Günümüzde sırt, boyun ve diz ağrıları için ciddi miktarlarda para harcanıyor. Farklı tedavi metodları deneniyor. Ancak neden, bir türlü tarif edilemiyor.
Purnam Yayınları’ndan çıkan Ağrı ve Yoga kitabı bu konuyu hem anatomik hem de yogik yönden açıklıyor. Yogik görüşe göre, hastalıklar 2 tür nedenden meydana gelir: Adhija (stres kaynaklı) ve Anadhija (fonksiyonel, dışsal bir unsurun neden olabileceği) olarak. Kişi yaşadığı stres veya araba kazası, incinmeler, toksinler gibi dışsal etkilere maruz kalarak da bel/boyun ağrısı, fıtığı, kas spazmı, menüsküs vs yaşayabileceğini söylüyor.
Bu konu ile ilgili bir bilimsel araştırma da Amerika’nın en önemli bilimsel araştırmalar veri tabanı olan Pubmed’den geliyor. Pubmed’de, Sikorski ve arkadaşlarının yayınlamış oldukları bir çalışma var. 1996 yılında 131 kronik bel ağrısı olan kişi üzerinde psişenin (insan ruhunun) etkisi konu alınıyor. Kas ve iskelet sistemi problemlerinden ziyade, psikolojik belirleyicilerin kronik bel ağrısında daha önem kazandığını vurguluyorlar. *Klinik çalışmanın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Psikiyatristin değerlendirmesine göre, kemiğe ya da yumuşak dokuya ait kanıtlanabilir yapısal sorunlar ağrının %38’ini oluşturuyormuş, ağrının geri kalanı ise strese bağlanmıştır.
Ağrı ve Yoga kitabında çok güzel bir soru var: “Neden bazı kişiler ameliyattan sonra iyileşmiyorlar?” Çünkü bu bilimsel araştırmanın ışığında, kişiler fizyolojik olarak düzeltiliyorlar ancak onlarda stres yaratan durumu ortadan kaldırmış olmuyorlar. O nedenle, ameliyattan sonra da rahatsızlıklar/hastalıklar devam edebiliyor.
Erişkin yoga seansları veya yoga terapi seansları (rahatsızlığın seviyesine göre) ile sırt, boyun ve diz ağrılarını gidermek mümkün görünüyor. Bu noktada Yoga sadece fiziksel olarak değil, akıl seviyesinde de kişiye cevap verebiliyor. Deneyimli eğitmenlerle birlikte yapacağınız yoga terapi seansları ile birçok sorunuz cevaplanabilir. Akıl seviyesinde başlayan stres, beden seviyesine inerek nasıl rahatsızlanmamıza neden oluyor peki? Bu konudaki ayrıntıları bilgileri, Ağrı ve Yoga kitabında da bulabilirsiniz.