Bu Blogda Ara

28 Nisan 2015 Salı

Sakinliğin gücü

Sakinliğin gücü kalplerimize gizlenmiş ilahi sevgiyi ortaya çıkarır. Huzur içinde yaptığımız her iş, söylediğimiz her cümle, bulunduğumuz her ortam, kendimizden başlayan bir şifa alanı yaratır. Dünyaya verebileceğimiz en değerli şey dingin kalmaktır. Doğadaki gücün ardında sakinliğin enerjisi gizlidir.


Her nefes alışımızda huzuru içimize çekelim verdiğimiz her nefesle gerginliği bırakalım. Aldığımız her nefesin sonsuzluğun enerjisini taşıdığını idrak ederek nefes alalım. Şifayı uzaklarda aramaya gerek yok; aldığımız her şuurlu nefeste şifanın gücü gizlidir.

Nazlı Akın 

26 Nisan 2015 Pazar

Jnana yoga (bilgi yogası)

Jnana yoga, “Bilgi” insanına hitap eder. Zihin insanı “neden” diye sorar. İşte bu noktada bilgi yogası devreye girer. 

Yogik bilgi cehaletten arınıp, doğru bilgiye ulaşmak için doğru kaynakları önerir. Jnana yoga saf bilgiyle ilgilenir. “Hakikat nedir?” “Mutluluk nedir?” “Doğumun ve ölümün ötesi” “Yaşam amacı” gibi sorulara ve konulara bilginin ışığında cevaplar üretir.

Zihinsel analiz yoluyla ve hakiki bilgi ışığında varoluşa dair sorularımıza tatmin edici cevaplar alırız. Akıl aldığı cevaplardan tatmin olunca sessizleşir, bu sessizlik ulaşılmak istenen yerdir, soruların ve cevapların yok olduğu alanı yaratır.

Nazlı Akın 



25 Nisan 2015 Cumartesi

İçe dönüş yolları

Bazı sabahlar yataktan kalkmak ne zordur bilirim. Uyumak isteyen yanımız ağır basar, planı programı bozarız. Fiziksel bir rahatsızlıktan çok ruhsal bir süreçtir yaşadığımız. Bu duruma bir de ağrı, sancı eşlik ediyorsa ruh halimiz fiziksel acıyı tetikler. En çok böyle zamanlarda yataktan çıkmaya üşensem de, değerli olanın ataletin üstesinden gelmek olduğunu düşünüyorum.

Ne zaman bir günü yatakta geçirmek istesem (hastalık dışında bir nedenden söz ediyorum) harekete geçmek istemeyen yanımı fark ediyorum. Kendimden kaçmak, saklanmak isteği öyle ağır basıyor ki tam o noktada uyanık olmazsam oyuna gelebilirim, kendimi kandırabilirim.

Kaçış zamanlarını fark etmek çok değerli… Böyle zamanlarda ataleti kırıp, harekete geçmek günün yazgısını değiştirir. Ben ne zaman uyanmak istemesem ve bu duyguma rağmen evden çıksam, o günün kıymetini fark ederim, mutlu anlar yaşarım. Rehaveti yok etmek, yaşadığımızı hissetmek çok kıymetli. Şehrin rutininden, gürültüsünden kurtulmak için içe dönüş yolları bulmalıyız. Aldığımız her nefesin bahşedilmiş bir lütuf olduğunu başka türlü anlayamıyoruz.

İnsanlar genelde sahip olduklarına değil sahip olamadıklarına odaklanarak yaşıyorlar. Şikayet, memnuniyetsizlik hissi bu odaktan kaynaklanıyor. Elimizdekilere odaklanmak, var olan tüm güzel şeyler için teşekkür hissini korumak kaynağın bereketini üstümüze çekecektir. Stratejik olmayan, içten gelen, samimi şükran duyguları her kapının kilidini açacaktır.

İnsanın en büyük zaafı arzularına yenik düşmesi ve onların kölesi haline gelmesi… Sahip oldukça daha fazlasını, daha iyisini, daha yenisini istiyoruz. Doyum hissimiz yok denecek kadar az. Küçük şeylerden mutlu olmayı unuttuk.
Her gün büyük bir dürüstlükle hayatlarımızı gözden geçirmeliyiz. Ruhsal varlığımızın ihtiyaçlarını göz ardı ederek manevi doyum sağlamak olanaksız. 

İçimizden, kalbimizin kaynağından beslenmeyi yeniden hatırlamalı ve birbirimize hatırlatmalıyız. İçe dönüş yolları olarak, doğru beslenmeyi, yürüyüşü, yogayı, nefes çalışmalarını, manevi sohbetlere katılmayı öneriyorum. Ben her zaman faydasını gördüm ama düzenli olmak şartıyla. Yarım bırakmak ve istikrar sorunu da aşmamız gereken başka bir tuzak.


Nazlı Akın’la vazişta tarzı yoga ve meditasyon çalışmaları için sayfaya mesaj bırakabilirsiniz.

Nazlı Akın

15 Nisan 2015 Çarşamba

Günün yoga paylaşımı

Yaşayan hiçbir varlığı düşünce, söz veya fiille hiçbir zaman incitmemeye ahimsa, zarar vermeme denir. Zarar vermemekten daha yüce bir erdem yoktur. Bir kişinin tüm yaradılışa karşı saldırgan olmayan tavırla elde ettiği mutluluğa kıyasla daha yüce bir mutluluk yoktur. (Aklın Sırrı- Raja Yoga-Swami Wivekananda - Purnam Yayınları)

Zarar vermeme kendimizden başlar. Alışkanlıklarımız değiştikçe, bağımlılıklarla başa çıkma yolları yaratırız, kendimize zarar vermeyi kestiğimizde içsel barışı sağlamış oluruz. Dünyayla uyum içinde yaşamın yolu kendimizle uyum içinde yaşamaktan geçer. Varlığımıza duyduğumuz sevgi ve şefkat büyüdükçe, aynı özeni yaşayan her canlı için gösterme ilkesi kendiliğinden gelişecektir.

Yoga, kendi varoluşumuzu ve bütün yaradılışı hakiki bilginin ışığında kucaklayabilmemiz için oluşturulmuş en kadim öğretilerden biridir. Yoga, bireysel ruhla, evrensel ruhun bir araya gelmesi demektir. Patanjali'ye göre akıl üstünde hakimiyet sağlanmasıdır. Bhgavad Gita gibi temel metinlere göre, kendini bilen, aydınlanmış kişinin ulaştığı bir haldir. Düzenli yoga uygulaması yaparak tüm duyu algılamalarını ve akıl faaliyetlerini dengeleriz ve kendimizle kurduğumuz ilişkide hızla iyileşmeler elde ederiz.

Dünyayla kurduğumuz ilişki ve kendimizle kurduğumuz ilişki arasında güçlü bir bağ vardır. Yoga bu bağlantıyı idrak etme yöntemlerini sunarken, kalbimizi açık, bedenimizi gevşek, aklımızı sakin hale getirir.


Nazlı Akın

13 Nisan 2015 Pazartesi

Günün yoga paylaşımı

Düzenli yoga uygulamasının en önemli getirisi "kendinize şefkat duymaya başlamak". Hepimiz küçüklerini sev, büyüklerini say gibi klişe cümleler duyarak büyüdük. Kimse özsaygının önemini anlatmadı. Kendisiyle barışık olmanın aynı zamanda dünyayla barış içinde yaşamak anlamına geldiğini öğretmedi. Bize hep kendini yok sayarak özverili olmayı anlattılar.

Kim kendini sevmeden diğerlerini sevebilir ki? Kim varlığına şefkat duymadan gezegene duyarlı olabilir ki? Zarar vermeme ilkesi önce kendimizden başlar. Her gün düzenli olarak yoga yapmaya başladığım günden bu güne kadar kendimi sevmeye bu derece ihtiyaç duyduğumun farkında değildim. 

Yıllarca bedenimi ihmal ederek, tembellik içinde yaşadım. Kadim bir yol olan yoga sayesinde her gün isteyerek, matın üstünde bedenden ruha doğru yolculuğa çıkıyorum. Yolumu da yolculuğumu da çok seviyorum.

Kendinizle ilgili sıkıntılar yaşıyorsanız, bu varoluşsal seviyede ya da fiziksel seviyede olabilir, düzenli yoga yapmanın sonsuz faydalarını görürsünüz. Yeter ki iyileşmeyi isteyin ve harekete 
geçin…


Nazlı Akın

12 Nisan 2015 Pazar

Mutluluk nedir?

“Arzuların keyfini sürmekle, arzu asla tatmin olmayacağı gibi, bunu yapmak, tam aksine ateşe yağ atılması gibi, arzuyu arttırır.”

(Swami Vivekananda- Bilginin Sırrı- Purnam Yayınları)

Mutluluk nedir? Çok istediğimiz pahalı bir ayakkabıyı önce satın alırız, sadece paketi taşımak bile heyecanlandırır.  İlk giyişten sonra aynı hazzı vermez. Bir ay sonra o ayakkabıyı unuturuz, ya yenisini isteriz ya da arzu nesnemiz değişir. Eğer mutluluğumu dışsal nesnelere bağlarsam bunun sonu acıdır. Demek ki sormam gereken soru şudur:

“Bana arzu nesnesinin dışından gelen mutluluğu nasıl yaratırım?”

Yogaya göre mutluluk sessizliğin içsel halidir. Ben bunu idrak etmeye başladığımda artık eksik hissetmem. Eğer tam hissedersem bir ilişkide bağımlılık yaratmam. Mutluluğumu bir kişiye bağlamam. O olmadığında da keyfimi yaratmayı bilirim. Arzularımı tatmin etmenin hakiki mutlulukla bir ilgisinin olmadığını kavradığımda arzudan özgürleşirim.  Canım bir şey istediğinde alırım ama sahip olduğum şeyin kölesi olmam.

Günümüzde mutluluk kavramının içi tamamen boşaltılmıştır. Televizyon reklamlarındaki vitrin göz alıcı arzu nesnelerini evimizin içine sokarak bizi sürekli istemeye davet etmektedir. Mutluluğun sırrı iyi bir araba, lüks bir ev, lezzetli bir çikolatadır. Ancak analiz yapan, ayrım gücüne sahip bir akıl bu daveti baştan çıkartıcı bulmayacaktır.


İçsel mutluluk bir haldir. Koşullara tabi değildir. İçinde bulunduğumuz durumdan memnun olma tuzağını aşmak bilginin gücüyle mümkündür. 

Nazlı Akın 

11 Nisan 2015 Cumartesi

İstekleri sakinleştirmenin iyileştirici yolu

Sevmediğimiz biri için dua etmenin dünyayı iyileştirebileceğini düşündünüz mü hiç?
Bir katil için, bir hırsız için, bir tecavüzcü için; o bilinçlerin şuurlanması için tüm samimiyetimizle dua etmek...

Bugün felsefe dersinde zevk ve acı kavramlarının ötesine geçmekten, içsel mutluluktan söz ederken "birlik bilincinin" ötekileştirmemek olduğunu daha iyi kavramaya başladım.
Yoga felsefesine göre doğumlara ve ölümlere tabiyiz. Yoğun arzularımız yaşamlar boyu bizi takip ediyor. İstekleri sakinleştirmenin iyileştirici yolu bilgiden geçiyor. Bilinçlerin yükseltilmesinde "kadim bilginin" rolü yadsınamaz.


Birbirimize görünmeyen iplerle bağlı olduğumuzu düşünüyorum, eğer bu gezegenin şifalanmasını istiyorsak tepkilerimizi kontrol etmeyi öğrenmeliyiz.

Daha ileri seviyede iyinin ve kötünün ötesinde yüksek bir anlayışa sahip olmak için peygamberlerin yaşamlarından ilham alabiliriz. Onların anlayışı kötüyü dışlamaz, her zaman bizim kötü dediklerimiz için dua ederler.


Kızdığımız, öfkelendiğimiz, birinin cezasını bulmasını istediğimiz anlarda onlar için dua etme seçeneğini de göz önünde bulunduralım. Yolunu kaybettikten sonra topluma kazandırılmış bir kişi bile dünyanın ve insanlığın geleceği için çok değerli.

Nazlı Akın 

10 Nisan 2015 Cuma

İç gözlem

Yaşam bazen bizi konfor alanımızın dışına çıkartır. Nerede olursak olalım, gelinen noktada ya şikayet ederiz ya da teşekkür ederiz. Rahatlıktan uzaklaştığımız deneyimler kendimizi yakından tanımak için fırsatlar sunar.

Sabrımız gelişmedikçe tekamül yolculuğumuz ivme kazanmıyor. Bilgiyi hatırlamak, hayata geçirmek ya da yük etmek tamamen bizlerin seçimidir. Trafik sıkışıkken, kasada kuyrukta beklerken, lokantada siparişiniz geciktiğinde, biri ısrarla sizi anlamadığında kendinizi iyi gözlemleyin.

Verdiğiniz tepkiler bilmek ve uygulamak arasındaki farkın göstergesidir.
Nazlı Akın