13 Mayıs 2015 Çarşamba

Koşulsuz mutluluk

Koşulsuz mutluluk denince aklınıza ne geliyor? Mesela cebinizde para yok ama endişe etmiyorsunuz, Tanrı'ya güveniyorsunuz, mutlusunuz... İşten kovuldunuz, zaten zorla çalışıyordunuz, Tanrı'nın sizin için daha iyi fırsatları var, endişe etmiyorsunuz, mutlusunuz. Arabanıza çarptılar, kaçtılar, "her şeyde bir hayır vardır" diyorsunuz, kızmıyorsunuz, mutlusunuz.

Aslında hiç böyle olmuyor değil mi? Daha önemsiz durumlarda bile mutsuzluğumuzla aramız çok iyi. Ufak bir aksilik, isteklerimizin gecikmesi, sahip olamadıklarımız tadımızı kaçırmaya yetiyor. Temel ihtiyaçlarımızın karşılanıyor olmasının dünyadaki en büyük zenginlik olduğunu çoğu zaman fark etmiyoruz. 

Aldığımız her nefesi umursamadan geri veriyoruz. Sağlıkla attığımız her adımın değerini unutmuşuz.

Şuurlu yaşamak, alınan her nefesin değerini bilmekle başlar. Korku ve endişenin dolaştığı yerlerde Tanrı'nın sonsuz sevgisini hissedemeyiz. Eğer endişe duyuyorsak yaşamdan keyif alamayız. Koşullara bağlı olmayan mutluluk var olmanın değerini anlamaktan geçer.

Varoluşa kıymet vermek , kendinden yüksek bir güce teslim olmakla yakından ilgilidir. Yoksa şiddetin, hastalıkların, sefaletin, ölümün kol gezdiği bu dünyada hayata anlam vermek zorlaşır. Manevi değerlere önem veren, bilge insanların yaydığı huzurun kaynağı Allah aşkıdır. O'nu sevip, şunu ya da bunu sevmemek mümkün değildir. Her şey Ondan gelmiştir, O'na dönecektir.

Aşkın içime sığmaz oldu
Yollara mecburum
Kalbim adınla mühürlü
Yüzünde sürgünüm
Çok gönül görmedi bahçeni
Kokusundan sarhoşluğum
Bu savruluş beni hiç kesmedi
Ne yana dönsem nereye gitsem
Bu ten, bu beden değil sahibim
Aşkındır döndürüp getiren