26 Ağustos 2015 Çarşamba

Kendini sevmek

Her şey bir anda oldu. Bacaklarımdaki dayanılmaz ağrıdan sadece bir gün önce yoga yapıyor, yürüyordum. Doktor randevuları ve yapılan bazı testlerden sonra fibromiyalji teşhisi kondu, iğneler, ilaçlar yazıldı.

Benim için zor olan kısmı bundan sonra başladı, yatmam gerekiyordu ve bu hiç alışık olduğum bir şey değildi. Beni tanıyanlar bilir, hareketi severim, bu nedenle durumu kabullenmekte zorluk çektim. Tam da yoga eğitmeni olmuşken, tam da istikrarlı bir şekilde uyguladığım bir yol bulmuşken nereden çıkmıştı bu yatma hali? Bu düşüncelerle boğuşmayı bir hafta kadar sürdürdüm. Olana itiraz etmek, direnmek en sevdiğimiz iş, hiçbirimiz rutinimiz aksasın istemiyoruz. Kontrol hep bizde olsun istiyoruz. Melek fısıltıları sayfasını açtığımdan beri Yaradan’a teslim olmakla ilgili yazılar yazıyorum, elime geçen bu fırsatı kaçırmak üzereydim…

Farkındalık ampulleri yanmaya başlamıştı, bütün hastalıklar akıl seviyesinde başlıyordu. Bazı özel nedenlerden dolayı stresli bir kış geçirdim. Duygularını çok yoğun yaşayan biriyim, tüm yazdıklarımı bu yanıma borçlu olmakla birlikte, duygu kontrolü günlük yaşamda en büyük ihtiyaçlarımızdan biri. Büyük duygu dalgalanmalarının sonuçları da uzun süreli olabiliyor. İlk iş duygularıma el attım ve kendimi ne daha çok sevmeye ne çok ihtiyacım olduğunu bir kez daha gördüm.

Bizim ev sevgi doludur, köpeğim Tango ve eşim Hakan’la mutlu anlarımız çoğunluktadır. Buna rağmen anladım ki kendimi yeteri kadar sevmiyorum. Bu konuyla ilgili derin bir farkındalık yaratmak için kendini sevmek ne demek ona baktım.

Doğru beslenmek kendini sevmektir.
Bedenini sevmek, ona iyi bakmak kendini sevmektir.
Pozitif kelimelerle konuşmak, pozitif düşünce üretmek kendini sevmektir.
Yeteneklerini bilmek ve kullanmak kendini sevmektir.
Sınırlarını bilmek ve aşmamak kendini sevmektir.
Kaliteli zaman geçirmek kendini sevmektir.
İyi duyguları korumak ve paylaşmak kendini sevmektir.
İyi fiilde bulunmak, hareketsiz kalmamak kendini sevmektir.
Karar verirken kalbe danışmak kendini sevmektir.
Dostluklara değer vermek, onlarla zaman geçirmek kendini sevmektir.
İçine doğduğun aileyi kabul etmek, bu konuda anlayışını yükseltmek kendini sevmektir.
Görünüşe değil, ruha bakmayı öğrenmek kendini sevmektir.
Mükemmel olma saplantısını bırakmak kendini sevmektir.
Gerektiğinde kendinden yüksek bir güce teslim olmak kendini sevmektir.
Aklı sakinleştirmeyi öğrenmek kendini sevmektir.

Bilgiyi hayata geçirme konusunda ne kadar yetersiz kaldığımı gördüm. Yıllardır spiritüel konularla ilgiliyim, aldığım yoga eğitimiyle, özellikle yoganın felsefesiyle oldukça yüksek bilgilerle temas ettim. Geldiğim nokta bilginin uygulama olmadan ağır bir yük olduğu… Sürekli kişisel gelişim reçeteleri paylaşılan bu sanal ortamda hepimizin kendi reçetesini yazacak gücü yükseltmesini diliyorum.

Hastalıkların zihinsel nedenlerini paylaşmakla hastalığı yaşamak aynı şey değil. Zihni boşaltmayı öğrenmek ve aklı temiz tutmak hastalığın oluşumunu engelliyor ama akıllarımız hiç sakin değil…

İçime baktığımda bazı ihtiyaçlarımı görmezden geldiğimi fark ettim… Tanrı’nın daima benimle olduğu fikrinden uzaklaştığımı gördüm ama en önemlisi hastalığın egoma indirdiği darbe. Katlanamadığımı düşündüğüm insanlara, olaylara karşı kalbim yumuşadı, buna çok şaşırdım, kendimden çok farklı olduğunu düşündüğüm o insanlarla aramda büyük fark olmadığını keşfettim. Kibirli davranmıştım, içimden utandım. Bazen en yakınımızdakiler bizi en çok delirtenler oluyor, ailemi başka gözle görmeye başladım.

Planlarım Tanrı’nın planlarıyla uyuşmadı ama hastalık iyi bir öğretmen. Eskiye göre daha rahat yürüyorum ve artık benim gibi ağrısı olanlara özel "ağrı ve yoga" seansları veriyorum. Hepimize kendimizi koşulsuzca sevdiğimiz bir ömür diliyorum. Kendimizle kurduğumuz ilişki geleceğimizi belirleyen temel konudur.

nazlı akın