Bu Blogda Ara

28 Eylül 2015 Pazartesi

Boş olmak

Kelimelerin işe yaramadığı zamanlar vardır, hissettiklerinizi sözcükler karşılamaz. Son günlerde tam da bunu yaşıyorum. Yine de anlatmaya çalışacağım. Her şey o sihirli sorunun kalbimde yankılanmasıyla başladı:

“Ben kimim?”

Bilginin peşinden koşarken yıllar geçti. Meditasyon, nefes derken aldığım yoga eğitimiyle bilgi kanallarım iyice genişledi. Ne kadar versem daha fazlasını isteyen yanımı sakinleştirmeyi öğrenmemin zamanı gelmişti çünkü bilgiyle “bilge” olunmuyordu. Tıpkı enerjiye çeviremediğimiz, kullanamadığımız gıdanın bedene kilo olarak dönmesi gibi yaşarken kullanamadığımız bilgi de ruhumuzu şişiriyor.

Hiç bomboş hissetmek istediğiniz oldu mu? Bildiğiniz en yüksek en yararlı bilgiyi bile terk edip, sessizce oturmanın gücünü hissetmeyi denediniz mi? Koca şehir buna izin vermiyor gibi bahaneleri dışarıda bırakıp gitmem gereken yerin orası olduğunu biliyorum. Kalbimdeki sessiz ve şifalı alan tamamen boş... İçine girebilecek hiçbir şey yok…

Kim olduğunu hatırlamak, kimlikleri unutmaktan geçiyor. Daha yüksek bir anlayışa kavuşmanın tek yolu bahaneler üretmeksizin “sıfırlanmak”.

Nazlı Akın 



21 Eylül 2015 Pazartesi

Mutluluk tanımları

Hepimiz mutluluğun peşinden gidiyoruz. Bir dilim çilekli pasta, bir keyif sigarası, şık bir ayakkabı, güzel bir elbise fark etmiyor, o an için tek odağımız eriştiğimiz nesne ne olursa olsun geçici bir mutluluk anı yaratmak... Çoğu zaman hakiki ihtiyaçlarımızın ne olduğuyla ilgilenmiyoruz çünkü onları ortaya çıkarmak daha derin bir tarafımızla bağlantı halinde olmayı getiriyor.

Bedenimizin ihtiyaçlarını bu derece önemserken ruhumuzun ihtiyaçlarını farkında değiliz. Sessizlik anlarına tahammülümüz yok, çoğu zaman en yüksek hayrımıza hizmet etmeyen sohbetlerin içindeyiz ya da televizyonun karşısında beynimizi uyuşturuyoruz. Sorgulamaması, araştırmaması için onu yemek, görüntü, ses bombardımanına tutuyoruz.

Yoganın felsefesine göre mutluluk tanımlarımızı değiştirmeden kalıcı mutluluklar elde etmemiz mümkün değil. Yerleşmiş mutluluk tanımlarımızı değiştirip yerine sağlıklı olanları koymak sanıldığı kadar zor değil. Bilginin gücü okuduklarımızı hayata geçirmekle devreye giriyor. Kadim yollardan birini seçmek (yoga gibi) beden, nefes farkındalığı yaratarak daha bilinçli seçimlerle yaşamamıza olanak sağlıyor.

Beden özgürleşmeden ruh tutsaktır. Bu nedenle bedeni ve nefesi atlayarak özgürleşemeyiz. Beden üzerinde kontrol sağlamayı öğrenmenin yollarından biri yoga duruşlarıdır. Bu duruşlar nefes ve hareket uyumuyla aklınızı sakinleştirirken şuurlu bir hayatın kapısını aralar. Kapıdan içeri girmenin yolu düzenli uygulamadır.


Hepinize kalbinizi temiz tuttuğunuz, huzur dolu bir hafta diliyorum.

Nazlı Akın