Bu Blogda Ara

17 Nisan 2016 Pazar

Ruhun doğası sessizliktir


Ruhun doğası “sessizliktir”.

Dinginliğe giden yol, bedenin, nefesin ve zihnin sakinleşmesinden geçer.

Nazlı Akın 



11 Nisan 2016 Pazartesi

İlahi Bir Güç

Doğanın bize anlattığı çok şey var. Toprağın sessiz dilini işitebilmek için onunla bağ kurmalıyız. Kendimle geçirdiğim en hakiki anların bir ormanda ya da parkta olması beni sürekli doğaya çekiyor. Yeşilin içinde şehrin tüm karmaşası geride kalırken, ruhum nefes alıyor, zihnim çabasızca geri çekiliyor. Bu öyle kıymetli ki! Kendiliğinden oluşan "mutluluk" hali tam bir "şükür" farkındalığı yaratıyor.

Günlük hayatın koşturması içinde "teşekkür etmeyi" sıklıkla unutuyoruz. Sadece sağlıkla nefes almak bile şükran duymamız için yeterli. İnsan genellikle olumsuz düşünme ve şikayet etme eğiliminde. Kendimi bu durumda yakaladığım her an "yorumsuz kalmak" dışında doğaya koşuyorum. Yargılamak da sık düştüğümüz tuzaklardan biri.

Yaşam akarken tarafsız bir gözlemci gibi hareket edebilmek, geliştirmemiz gereken yeteneklerimizden en önemlisi... Hepimizin içinde keşfedilmeyi bekleyen bir "bilge" var. Onu ortaya çıkarmanın en kolay yolu "kadim bilgiyle" temas etmek.

Başımıza her ne gelirse gelsin sakin kalabilmek çok mu zor dersiniz? Bence bilginin ve sezginin getirdiği bilgelikle acılarımız "ilahi bir güce" dönüşüyor. Her sıkıntı O'NA giden yolda ilerlemeyi sağlıyor. Nefsin yanarak öze dönüştüğüne, çekilen hiçbir acının boşuna yaşanmadığına inanıyorum.

İyinin ve kötünün ötesinde bir anlayışı kucaklayabilmek niyetlerimle iyi bir gün diliyorum.

Nazlı Akın 


9 Nisan 2016 Cumartesi

Sevmeyi Öğrenmek

Sevmeyi öğrenmeden sorunları “sevgiyle” çözmemiz mümkün görünmüyor. Peki nasıl başarırız sevmeyi öğrenmeyi? Bence bu soruya verilecek en iyi cevap “araştırmaktan hiç vazgeçmemek”. Sevgiyi paylaşmanın sonsuz yolları var. Giderek yalnızlaştığımız, bağımlılıklarımıza gömüldüğümüz bir devre içinde yaşıyoruz. İnsan, insandan giderek uzaklaşıyor. Bağ kurmanın yollarını bulmak güzel bir çözüm. Eski komşuluk ilişkilerinde olduğu gibi samimi sohbetler başlatmalıyız. Bağ kurmanın en temel başlangıcı birbirimizi samimiyetle dinlemekten geçiyor.

Benim en sevdiğim bağ kurma yollarından biri de yolda tanımadığım insanlara gülümsemek… Kalpten kalbe saf bir aktarım. Merak etmeyin kimse deli olduğunuzu ya da mavi boncuk dağıttığınızı düşünmüyor. Zaten genelde güldüğünüz insanlar da size benziyorJ

Sevgiyi yaymanın en etkili yollarından biri de “hayvan sevgisi”. Bir köpeğim var bu nedenle sadece onlara dokunmanın bile sevgiyi hissetmenin en güçlü yollarından biri olduğunu biliyorum. Hayvanlarla iletişime geçmek ruhu hızlıca şifalandırır.

Bazen günü yakalayamazsınız; kısaca afyon patlamazJ Hemen doğaya çıkıp sönümlenen sevgi ateşini yakın! Ağaçların ve bitkilerin görünmeyen bir şifa kanalı olduğunu tüm kalbimle biliyorum. Ne zaman sıkışmış hissetsem bir ağaç “sevgiyi yeniden hissetmeye” vesile olur.


Bazen ruhunuz “ilahi aşk ateşinin” söndüğünü haykırır. İşte böyle zamanlarda manevi sohbetler ya da ruhu yükselten kitaplar o ateşi yeniden yakar. Birlik halini yeniden hatırlamak için nefsi susturmanın en iyi yolu kadim bilgiye sarılmaktır. Bilgi kanalıyla “bilge tarafımızla” iletişime geçeriz. İçimizdeki bilge tekrarlayan yaşam sorunlarımızın kaynağını bilir, çözümler sunar. İlahi lütufları, bahşedilmiş hediyeleri fark etmemizi sağlar. 

Kendimizle bağ kurabilmek en değerlisidir. 

Nazlı Akın 

5 Nisan 2016 Salı

Aşkın atlası

Hangi köşeyi dönsem, sana rastlıyorum!

Bütün yollar sana çıkıyor ve tüm köprülerin ayağını tutan güç sensin.

Gördüğüm bütün yüzler senin gibi gülümsüyor.

Gökyüzü, aşkının atlası…

Vadiler, genişliğinin tasviri.

Ormanlar nefesin!

Attığım her adımda beraber yürüdüğümüzü biliyorum.

İçimi kapladığını hissedebiliyorum!

Koşulsuz!

Sınırları tutan benim, hep söylediğin gibi!

Kapılarım sana bakarken, en yakın komşum olduğunu unutuyorum!

Yine de beni çok sevmeni istiyorum.

Saçlarım rüzgârda savrulurken ellerin geziniyor her bir telinde.

Aşkın kaplıyor ruhumu…

Bir nehir gibi sana akıyorum.

Nazlı Akın