Bu Blogda Ara

7 Mart 2019 Perşembe

Bugün var yarın yoksun


Saçmalamak istiyorum. Buna ne kadar ihtiyacım olduğunu bilemezsin. Her şeyi doğru yapmaya çalışmaktan bıktım. Noktalama işaretlerinin yakama yapışmasından usandım. Bu şehirde ne yerli yerinde söylesene bana. Parkların yerinde alışveriş merkezleri, ağaçların yerinde plazalar, mezarların üstünde gökdelenler var. Neden her şeyi doğru yapmam gerekiyor?
Misafirlerim için masaya buruşuk örtü serme hakkımı geri istiyorum. Yatağımı bir gün toplamasam ne olur? Evi süpürmesem, yemek yapmasam, ütüler sepette birikse ne olur? Dünyanın sonu gelmiyor biliyorum ama ben her an sona erebilirim. Yıldırım Abi bile öldükten sonra. O dağ gibi adam ölmüş düşünebiliyor musun? Bedenine o kadar iyi davranan birinin kalp krizinden gitmesini kendime anlatamıyorum. Aynı gün gerçekleşen doğumlara, düğünlere ve ölümlere bakılacak olursa dünya bildiği gibi dönüyor.
Saçmalamak istiyorum anlıyor musun? Köpeğimle dertleşebilirim, onun beni anladığına eminim. Gündüz vakti iki kadeh kırmızı şarap içebilirim, beni yargılayanlara da bir kadeh koyuyorum. Sigara içmeyi beceremediğim doğru, çoğunlukla duman israfı… Ne fark eder? İçmeden söndürebilirim. Yemek pişirmeden yaşanmaz mı sanıyorsun? Bana kalırsa; dostlarına sataşmadan, iki lafın belini kırmadan yaşanmış güne hakkını vermemişsin. Hayat senin hakkından gelmiş hep. Bir kere de sen hakkından gel hayatın. Topu ters köşeye at da gol olsun.
Kime neyi ispat etmeye çalışıyorsun?
Kariyerinde en yüksek noktaya ulaştın belki, şöhretin paçalarından taşıyor. Pekiyi, insanlığın ne durumda? Bankadaki paranı unut. Güvencelerini çöpe at. Bana en büyük düşünden söz et ne olur. “Paranın satın alamadığı düşler bölgesinde” yaşayanlar birbirini tanır. Aylık faiz oranlarını bilmiyorum. Kaç Dolar, kaç Türk Lirası boş vermişim. Bir düşüm var benim. Her gece yatağa onunla giriyorum. Fiyat biçemedim ama ömrümü ayaklarına serdim.
Yalvarıyorum bana paradan söz etme! Onu yeterince konuştuk.
Ömrünü ayaklarına serdiğin bir düşün varsa eğer seni dinlerim.
Dert ortağın olurum.
Platonik aşkların, başarısızlıkların, kayıpların; neyi elinde tutamadıysan başım üstüne. İnsanı insan yapan dertlerin var ya, Tanrı’nın seninle ilgilendiğinin mühürlü kayıtları; ben onlarla yakaladım bilgelik trenini. Bilge olamadım ama yolcu oldum. Yolcu olmak bakmayı öğretiyor insana. Gökyüzüne, dağlara, denizlere, ormanlara; en büyük zenginliğimize. Hiçbiri için bana ait diyemem ama hepsi “benim” bir yandan.
Bak, birer birer ölüyor komşuların. Bugün var yarın yoksun.
Ne bırakmak istersin dünyaya bilmiyorum. Ben düşlerimin peşindeyim sonuna kadar. Gerçekleşinceye kadar çalışacağım. Ömrüm yettiği kadar yazacağım.
Sen yazmadıkça, senin yerine yazarlar.
Sen konuşmadıkça, senin yerine konuşurlar.
Sen yapmadıkça, senin yerine yaparlar.
İzin verme buna! Düşle!
Hayal kurmaktan asla vazgeçme!
(Yıldırım Abi, yolun açık olsun... Bu yazı senin için...)

Nazlı Akın