Bu Blogda Ara

1 Şubat 2019 Cuma

Rüyalar Tohuma Benzer


Beşinci Bölüm

Yalnızlığımı sevdim. Paranın satın alabildiği birçok eşya ilgimi çekmiyor. İlgimi çekenleri zaten satın alabiliyorum. Eski kıyafetleri giymeyi sorun etmem. Azla yetinmeyi bilirim. İştahım yok denecek kadar az. Kahveyi ve sigarayı seviyorum. Yazmadan duramıyorum. Hayır, kendi hikâyemi yazmıyorum. Ceylan’ı yazıyorum.

İşler o sigaraya başladığından beri iyice tuhaflaştı. Aramızda telepatik bir bağ olduğuna inanıyorum. Rüyalarında beni ziyaret ediyor olması bunu göstermez mi? Benimle arkadaş olmak istiyor. 

Hatice Teyze dışında arkadaşım yok. O da Seksen altı yaşına bastı, bunamaya başladı. Demans yüzünden isimleri ve yüzleri karıştırıyor. Bakkalı hala ben idare ediyorum. Akşama doğru büyük oğlu gelip benden devralıyor. Hatice Teyze’ye İyi bakıyorum doğrusu. Bu nedenle bana dolgun bir ücret ödüyorlar. Sabah erkenden kahvaltı ediyoruz. Bakkalı sonra açıyorum. Bazen çocuklarını karıştırıyor ama beni genellikle hatırlıyor. Akşam yemeklerini de beraber yiyiyoruz. Yüzüme büyük bir sevgiyle bakıyor. Çocuklarından görmediği ilgiyi benden görüyor. Çocukları beni biraz tuhaf bulmakla beraber, vicdan yüklerini hafiflettiğim için mutlular. Ben eskiden beri tanıdıkları, güvenilir biriyim. Arada ziyaretine gelirler. Büyük oğlu, “annem iyi mi bugün?”  diye sorar, çoğu kez yukarı çıkıp bakmaz bile. Parayı alır gider.

Hatice Teyze ölür ölmez evi satacaklarına eminim. Uzun süredir içinde yaşamadıkları, yeni anılar oluşturmaya izin vermedikleri, puslu, uzak bir geçmişe ait evi neden istesinler ki? O evde çocuklarından daha çok anımız var Hatice Teyze ile.
Yanıma kimseyi yaklaştırmam. Arkadaşım yok. Huysuz biriyim.

Bazen film gibi rüyalar görürüm, uyanır uyanmaz onları yazarım. Rüyalar, izin verirsek içimizde patlayan tohum gibidir. Çiçek açar.

Ceylan’la bir rüyada karşılaştık. Beni nasıl bulduğunu sorduğumda, rüyalarında sürekli evime geldiğini ama benim kapıyı duymadığımı söyledi. Sonunda yine bir rüyada buluştuk. Yüzüme dikkatle bakıyordu, aradığı birini bulmak ister gibi. Mavi gözleri, kıvırcık karamel rengi saçlarıyla çok güzeldi. Mavi gözlerime, kısa kıvırcık saçlarıma rağmen kendimi güzel bulmazdım. Birini yazacaksam, onunla yakınlık kurabilmeliyim, aramızdaki benzerlik böyle açıklanabilir diye düşündüm.

“Bana çok benziyorsun… Bu benzerliğin mantıklı bir açıklaması var mı?” dedi Ceylan.

“Rüyalarda mantık aranmaz ama bende seni ilgilendiren, yakından ilgilendiren bir şey olmasa buluşamazdık.”

“Hikâyemi yazmanı istiyorum” dedi.

“Tahmin ettim. Yapamayacağım bir iş değil… Sadece bir süreliğine senin de benim gibi evde daha fazla zaman geçirmen gerekiyor. Özellikle akşam ve geceyi sabaha bağlayan saatlerde uyanık olmalısın. Gündüzleri uyursun. Burası önemli. Yazmaya oturduğumda senin ruhunda gezinmem gerek.”

“Yapamayacağım bir iş değil” dedi.

Gülümserken aramızda bir çeşit yakınlık kurulmasına izin vermemi istiyordu. Çalışma tarzıma pek uygun bir durum değil.

Devam Edecek 

Nazlı Akın